Globalleşen dünyada artık herkes her şeyden haberdar. Dünyanın bir yerinde savaş, açlık ve ölüm varsa başka bir yerinde insanlık onuru ayaklar altına alınıyorsa nasıl olur da hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranabiliriz? Nasıl sadece kendi cebimizi ve rahatımızı düşünebiliriz? Belki yüz yıl önce yaşasaydık, dünyanın büyük bir kısmının ne hâlde olduğunu bilmediğimiz için sadece kendimizi düşünebilirdik fakat internet çağında bilmiyormuş gibi yapmak bizi sorumluluktan, mesuliyetten kurtarmaz. Gözümüzü kapattığımız için görmediğimiz hiçbir problem çözülmüş olmaz.
Büyük bir düşünür şöyle der: "Hakikat güneş gibidir, üflemekle sönmez, gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar.
#Filistin
#gazze
#freepalestine
Büyük bir düşünür şöyle der: "Hakikat güneş gibidir, üflemekle sönmez, gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar.
Seul Hanyang Üniversitesi'nden Profesör Thomas Hove ve arkadaşlarının yapmış olduğu "Çocuk İstismarının Gazete Tasvirleri: Yayın Sıklığı ve Konunun Çerçeveleri” başlıklı çalışmaları da göstermiştir ki: "İstismar haberlerinin medyada veriliş şeklinin cinsel istismar vakaları üzerinde pozitif veya negatif etkileri bulunmaktadır." Hatta şu da söylenebilir ki medyada yer alan cinsel istismar hadiseleri genellikle mağdurun mağduriyeti üzerine yoğunlaşırken ne yazık ki çoğu zaman mahkeme sonucunda failin aldığı ceza ya da cezaevinde yaşadıkları medyanın objektifinden kaçmaktadır. Bu durum failin yaptığının yanına kâr kaldığı şeklinde anlaşılabilmektedir. Böyle yayınlar istismarcı kişilikleri caydırmak şöyle dursun belki de teşvik etmektedir. Bu araştırmalar hem çocuk ve ebeveynin hem de toplumun bilinçlendirilmesi sürecinde medyanın büyük bir rol oynadığını göstermiştir.