Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Herkes Tanrı'ya aittir. Başka bir yol yoktur. Biz Tanrı'da doğduk, Tanrı'da yaşarız, Tanrı'da ölürüz. Bizim enerjimiz Tanrı'nın enerjisidir: Tanrı sadece varoluşun toplam enerjisinin adıdır. Fakat toplam, tiksel değildir; gizemlidir. Mekanik değildir; organiktir. Burada anlaşılması gereken büyük bir fark vardır. Mekanik ve matematiksel toplam, bütün parçaların toplamından başka bir şey değildir. Organik toplam ise bütün parçaların toplamından daha fazlasıdır. Harika bir resim, organik bir bütünlüktür. O sadece tuval ve boyaların toplamı değildir. Bu yaşamda da böyledir. Tanrı, "Varoluş göründüğünden fazlasıdır," anlamına gelir. Varoluş, ölçülebileceğinden fazlasıdır. Bilimin deneyimleyebileceğinden fazlasıdır. Din ise bu "fazlanın", bu gizemli, anlaşılması zor niteliğin arayışıdır. Bu yüzden herkes Tanrı'ya aittir fakat çok az insan gerçeğin farkındadır. Bunu kendi kendine bildiğin - benim söylememle değil, Buda'nın söylemesiyle değil, Isa'nın söylemesiyle değil, kendi kendine hissettiğin - anda dönüşmüşsündür. Bütün sefalet kaybolur. Yaşam ışık, coşku, saadet ve kutsama haline gelir.
Sayfa 27 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Tevazu daha az ego anlamına gelmez, o sadece egosuzluk demektir.
Sayfa 21 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Yaşam her zaman yenidir, zihin her zaman eskidir. Yaşam asla yaşlanmaz, zihin asla yeni değildir. Bundan dolayı asla buluşmazlar, buluşamazlar. Zihin geriye doğru hareket eder, yaşam ileri doğru hareket eder. Bu yüzden yaşamı zihin aracılığıyla yaşamaya çalışanlar, öylesine aptalca bir şey yapıyorlar ki kendilerine ne yapmış olduklarını fark ettikleri gün ne kadar aptal, ne kadar gülünç, ne kadar saçma olduklarına inanamayacaklar.
Sayfa 14 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Her çağın yeni bir tür ruhsallığa ihtiyacı vardır çünkü her çağ diğerlerinden farklıdır. Bunun sonucu olarak elçiler gelmeye devam eder. Elçi, sonsuz hakikati modern insan için tercüme eden kişiden başka bir şey değildir.
Sayfa 9 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
“(Mistiğin)” sözcükleri etraflarında bir sessizlik taşır, onun sözcükleri gürültülü değildir. Onun sözcüklerinin bir melodisi vardır; bir ritmi, müziği vardır; salt çekirdeğinde mutlak sessizlik vardır. Eğer sen, onun sözcüklerinin içerisine girebilirsen, sonsuz sessizlikle karşılaşacaksın. Ama bir budanın sözcüklerinin içine girme yolu analiz yapmak değildir, münakaşa etmek değildir, tartışmak değildir. Bunun yolu onunla aynı anlayışta olmaktır, onunla uyumlu hale gelmektir, onunla senkronize olmaktır... Bu uyum içerisinde, bu birlik içerisinde olan kişi ustanın sözcüklerinin salt çekirdeğinin içine girer. Orada hiçbir ses, hiçbir gürültü bulamayacaksın; orada salt sessizlik bulacaksın. Bunu tatmak, ustayı anlamaktır. "Hatırla, kelimenin anlamı değil, yalnızca sessizliği önemlidir."
Sayfa 8 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam