Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
İnsanlık artık her zamankinden daha fazla biliyor, bilgi depolanmaya devam ediyor. Aslında, sen İsa'dan daha fazla biliyorsun. Eğer İsa'yla karşılaşırsan ona bir- çok şeyler öğretebilirsin. O senin gibi bin bir tane şey bilmiyordu. Onun üniversite için yeterlilik sınavını geçebileceğini düşünmüyorum, bu imkânsız! Fakat bu onun bir bilge olmadığı anlamına gelmez. O biliyordu, fakat tamamen farklı bir yolla. Onun benliği, deneyimlediği şeyler tarafından dönüştürülmüştü. Ona bilgi sana verildiği gibi verilmedi fakat o dönüştürüldü. Gerçek olan da budur. Bilgi, hiçbir şey demektir. Bir bilgisayar senden daha fazla bilgiye sahip olabilir fakat bilgisayar asla bir Mesih, bir Buda haline gelemez. Bilgisayarın bir gün aydınlanabileceğini düşünüyor musun? Bu imkânsızdır. Bir bilgisayar olası her şeyi bilebilir fakat yine de bir bilgisayar olarak kalacak ve sadece onun içine yükleneni tekrar edecek. Bilgisayar saadet dolu olamaz. Bir makine ne saadetine sahip olabilir? Bir makine nasıl sevgi dolu olabilir? "Seni seviyorum, seni çok seviyorum. Senin için ölmeye hazırım," diyebilir mi? O harika şeyler söyleyebilir fakat bunlar sadece birer kelimeden ibarettir. Sana sarılmaya ve öpmeye programlanabilir fakat hiçbir şekilde sevgi mevcut olmayacaktır. Ve sen bunun tam bir sersemlik olduğunu bileceksin: Bir makine sana sarılıyor ve seni öpüyor. Sense etrafına mahcup bir şekilde bakınıyorsun! Bir makineye bunlar öğretilebilir ve makine bunları yapabilir, hem de çok etkin bir şekilde. Fakat milyonlarca insan da tam olarak bunu yapıyor. İnsanlar da tıpkı makineler gibi işler durumdalar. Klişeleri tekrarlıyorlar; Hıristiyanlar, Hindular, Müslümanlar. Bunlar harika kelimeler, fakat hepsi ölü. Benimleyken yaptıklarınız, daha bilgili hale gelmek için değildir. Ben bir öğretmen değilim,
Sayfa 143 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kalp sevgiyle açıldığı zaman, güvenle bütüne teslim olduğu zaman, içinde yepyeni bir tür içgörü yükselir: hayatın ne olduğu, kim olduğun, bütün bu varoluşun neden var olduğu hakkında muazzam bir derin anlayış, bir kesinlik. Sırların hepsi ortaya çıkar fakat mantık vasıtasıyla değil, sevgi sayesinde. Zihin vasıtasıyla değil, kalp sayesinde. Varoluşun kalple doğrudan bağlantısı vardır, hiçbir şekilde kafayla bağlantısı yoktur. Bu yüzden eğer kişi varoluşa ulaşmak isterse, kalp yolundan gitmelidir. Bilgeliği kalple anladığında, zihni iyi bir hizmetçi olarak kullanabilirsin. O zaman zihin tarafından depolanmış bilgiyi, bilgeliğin hizmetine açabilirsin. Fakat önce, kalple bilmen gerek.
Sayfa 143 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Bilgi, egoist olmana yardım edebilir fakat saadet dolu olmana yardım edemez. Saadetin kafayla hiçbir ilgisi yoktur; saadet kafanın bir işlevi değildir. Saadet, kalbin çiçeklenmesidir.
Sayfa 142 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
İnsan genelde varlığının etrafına toz toplar ve doğuştan hakkı olan parıltısını kaybeder. Herkes aydınlık doğar ama sonra sıradan hale gelir. Kişi öldüğü zaman, neredeyse aptal hale gelmiştir. Bu tuhaf bir olgudur. Ve insanlar ona gelişmek der, ama gerçekte karmakarışık hale gelmektir. Çocuklar daha aydınlıktır; daha canlı, her şey hakkında daha net, hiç karışıklık olmaksızın. Onlar gelişmeye başladıkça, onlar her yerden kargaşa toplamaya başlarlar. Biz onların reşit olmalarını bekleriz, sonra da onlara seçme hakkı veririz çünkü o yaşa gelen herkes parıltısını kaybetmiştir, herkes sıkıcı, aptal hale gelmiştir.
Sayfa 139 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Yaşamın boyunca daha fazla bilinçli hale gelmeye odaklanmaya özen göster. Böylece bilincin anlık görüntüleri senin içinde yükselmeye başlar ve buna şaşırırsın, çünkü her bilinçli ânı saadet takip eder. Bilinç derinleştikçe, saadet derinleşir. Saadet neticedir, bilinçli olmanın yan ürünüdür.
Sayfa 137 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu