Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Kesrette vahdet deniliyor bu tevile…
Seçimsiz farkındalıkta yaşamak, saflıktır: Ne iyiyle ne de kötüyle ilgilenmediğin zaman, hiçbir şekilde hiçbir şeyi ayrı görmediğin zaman, her şeyi ilahi kabul ettiğin zaman, ayrılıkları bir kenara bıraktığın zaman, sadece "bir"i gördüğün zaman, seçimsiz farkındalıktasındır. Hatta şeytanda bile Tanrı'yı görürsün; karanlıkta ışığı ve hatta ölümde ebedi yaşamı görürsün. Nesneleri ve olayları sıradan görüşle, ikilikle algılamayı bıraktığın zaman, saf hale gelirsin çünkü o zaman hiçbir şey seni kirletemez. Bu bilincin en son halidir. Bütün ikiliği aşmak zorundayız: ahlaklı-ahlaksız, iyi-kötü, yaşam-ölüm, yaz-kış. Hepsi aşılmak zorunda böylece kişi, "bir”i görebilir. Kişi birliği milyonlarca farklı şekilde görebilir. Kişi birliği her nerede olursa olsun tanıma kabiliyetine sahiptir, birlik her ne şekle bürünürse bürünsün. Bu mümkündür. Tek gereken, farkında ve seçimsiz olmak için küçük bir çabadır: sadece içeride oturarak, zihni izleyerek, hiçbir şey seçmeyerek. Trafik senin önünden akar, sen ise kayıtsız ve soğuk bir şekilde yakınında oturursun. Yavaş yavaş üzerine bir saflık inmeye başlar. Bu saflık kurtuluştur.
Sayfa 133 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Cennet başka bir yer değildir; sen tıpkı cehennemi yarattığın gibi cenneti de yaratmak zorundasın sadece. Cennet bir psikolojik durumdur. Bir kez yaratıcı olduğunu bildiğinde, büyük özgürlüğe kavuşursun. Sorumluluk başkasındaysa, sen özgür değilsindir, her zaman esaret içerisindesindir çünkü başkası senin için her zaman mutluluk veya mutsuzluk yaratabilir. İki şekilde de bağımlısındır ve hiç kimse bağımlılığı sevmez.
Sayfa 132 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Biz saadet aramak için aya bile gitmeye hazırız; fakat kendi içimize dönmeye hazır değiliz.
Sayfa 131 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Rüyalar gerçekleştirilebilir, tüm rüyalar gerçekleştirilebilir. Saadet dolu olmayı içeren nihai rüya çok yakındadır, öyle ki insanların onu kaçırmayı başarabiliyor olması çok tuhaftır. O hemen elinin altındadır; herkesin elinin altında. Sadece onu biraz el yordamıyla araman bile onu bulman için yeterlidir. Fakat insanlar el yordamıyla aramıyor ya da eğer yapıyorlarsa da yanış tarafa yöneliyorlar, bu yüzden yaşamları tamamlanmadan kalıyor. Tamamlanmamış bir hayat sürmek ıstıraptır, cehennemdir. Bu, cehennemin ta kendisidir. Saadet bir yerlerdeki coğrafi bir konum değildir; tamamlanmamış psikoloji halidir. Tamamlanmışlık olduğu zaman, cennet olur.
Sayfa 116 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Gerekli olan tek şey farkındalıktır. Ama insanlar gereksizlikte kayboldular. Gerekli olandan bihaber hale geldiler; gerekli olanı, gereksiz için satmaya daima hazırlar. Herkes ruhunu nasıl da gereksizliğe satmış. Herkes ruhunu satıp, ruhsuz hale gelmiş.
Sayfa 115 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu