Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Yaşam bir armağandır, doğum bir armağandır, aşk bir armağandır, ölüm bir armağandır. Nasıl minnettar olacağımızı bilirsek, her şey bir armağandır; nasıl minnettar olacağımızı bilmezsek, hayatımız yalnızca kınama, şikâyet ve sürekli daha fazlasına duyulan istekle dolu olur. Sadece iki tür insan mevcuttur: Olanın güzelliğini, onlara verilenleri, artık her neyse, nasıl takdir edeceğini bilen insanlar ve takdir etme hissi olmayanlar. Takdir duymayanlar her zaman kınar, şikâyet eder, daha fazlasını ister. Sadece ilk türdeki insanlar dindar hale gelebilirler, ikinci tür dindar hale gelemez. İkinci tür, Tanrı'yı er ya da geç reddetmeye mecburdur çünkü bu durumda Tanrı, senin arzularını tatmin etmeyen bir düşman haline gelir. "Takdir tedbiri bozar,” atasözünü söyleyenler işte bu tür insanlardır. Bu atasözü, dindar olmayan insanlar tarafından söylenmiştir. Onlar her zaman hayal kırıklığına uğratılmış hisseder, hayatta her şeyleri ters gitmiştir. Hayatlarında olup bitenler asla beklentilerini karşılamamıştır, asla yeterli değildir, asla gönüllerinde olan değildir, her zaman yetersizdir. Sefalet içinde yaşarlar, sanki hayat onlara her zaman garez duymaktadır, onları sürekli mahrum bırakmaktadır. Bu kişiler nasıl minnettar hissedebilirler? Minnet olmadan, hiçbir dua yoktur ve dua olmadan hiçbir din yoktur.
Sayfa 30 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Yaşam, Tanrı'yla eşanlamlıdır. Tanrı, yaşamın yaratıcısı değil, yaşamın kendisidir. O, yaşamdan ayrı değildir. Salt yaratıcı fikri yanlıştır. Tanrı bir ressam gibi değildir çünkü ressam, resimden ayrı bir varlıktır. Tanrı daha çok bir dansçıdır; sanatıyla birdir. Bundan dolayı, kişinin Tanrı'ya ibadet etmek için tapınağa, camiye, sinagoga gitmesi gerekmez. Yaşam, ihtiyaç olandan daha fazlasıdır. Bütün dünya, bütün varoluş Tanrı'yla doludur, Tanrı'yla yaşar. Tanrı ağaçların yeşil, kırmızı ve altın sarısı renkleridir. O her yerdedir: ondan kaçamazsın. Onunla her an iç içe geçersin. Sadece Tanrı'yla ilgili birtakım fikrimizin olmasından dolayı onu kaçırmaya devam ederiz. Onun uzaklarda bir yerlerde, cennette olduğu yönünde bazı fikirlerimiz vardır: bundan dolayı onu kaçırmaya devam ederiz. Bu aptal düşünceyi bırakırsanız onu her yerde bulabilirsiniz. O çok yakınlardadır.
Sayfa 28 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Varoluşa teslim olmuş birisinin hiçbir şey söylemesine gerek yoktur; tam teslimiyet, onun hayatını dönüştürür. Arayıcının tüm istediği, egoyu bırakmaktır çünkü ego bütün sefalet ve üzüntümüzün sebebidir. Ego, varoluş ve bizim aramızda duran tek duvardır. Ve çok önemli tuğlalardan da yapılmamıştır, o sadece bir fikirdir, sadece sıcak havayla dolu bir balondur. Balonun patlaması yalnızca bir iğneye bakar. Çok çaba gerekmez, sadece zekâ, biraz anlayış gerekir. İnsan kendi arzusunun ötesine gitmelidir, böylece ilahi iradenin bir parçası haline gelebilir. Kişi kendi arzusunu bırakmak zorundadır; bütün sorun budur. Bir kere arzumuz eridiğinde, tanrısallık bizim vasıtamızla işlev göstermeye başlar. O zaman sefalet olmaz, endişe olmaz. Kişi tamamen sakindir; orada zorluk mevcut değildir. Bütün sorunlar arzular sebebiyle ortaya çıkar çünkü arzulamak demek bütünle savaşmak demektir. Bu bir mücadeledir ve mücadele gerginlik getirmeye mecburdur. Kişi ise başarısız olmaya mahkûmdur; bundan dolayı kişi her ne kadar sıkı savaşsa da, kalbinin derinliklerinde, aşağıda derin bir yerlerde bunun faydasız olduğunu bilir. Kişi, bütüne karşı başarılı olamaz. Kişi sadece bütün ile birlikte başarılı olur, bütüne karşı değil. Sannyas, arzunu teslim etmek, onun ötesine gitmek demektir. Ve arzunu teslim ettiğin anda, her şey senindir. Aniden bütün evren sana kapılarını açar. Tüm gizemler senin için mevcut hale gelir, tüm sırlar, tüm anahtarlar sana verilir. Çelişki o ki, sen arzuyu teslim ederek bir usta haline gelirsin. Ama arzuya tutunup onun için savaşarak, bir köle kalırsın. İnsanlar serttir. Hayat onları sert olmaları için hazırlar çünkü onları aslında kavgaya hazırlıyordur. İnsanlar yavaş yavaş bütün içsel yumuşaklıklarını kaybederler: kaya gibi olurlar. Ve kaya gibi olan insan ölü
Sayfa 15 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Sevginin adressiz olmasına izin ver. Varoluşun bütününü sev; o tek gerçekliktir. Ağaçlar, dağlar ve insanlar gerçekten farklı değiller. Birlikte iştirak ederiz, derin bir uyumda var oluruz. Oksijeni içimize çekmeye ve karbondioksiti dışarı vermeye devam ederiz. Ağaçlar karbondioksiti alır ve oksijeni dışarıya verirler. Şu anda, ağaçlar olmadan var olamazdık. Biz birbirimizle birleştirildik, birbirimizin içine geçtik. Senin tüm varoluşun, bağlantılı olma halidir. Bu yüzden sevginin adressiz olmasına izin ver; ağaçlar, yıldızlar, dağlar, insanlar, hayvanlar. Mesele kime karşı sevgi dolu olduğun değil, sevgi dolu olmandır.
Sayfa 14 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
“Tanrı" dediğin an, o çok uzak bir şey gibi görünür. Yüzyıllar boyunca söylenegelen şey budur: "Tanrı yukarıda bir yerde, gökyüzünün uzaklarında, çok uzaklarda." Ama "sevgi" dediğinde, o kalbe çok yakındır. Bütün bu rahipler kurnazlık yapmaktadır ve düzenbazdır. Tanrı'nın uzak olduğunu kanıtlamaya çalışırlar çünkü ancak Tanrı uzaktaysa onun temsilcisi, aracıları, vekilleri onlar olabilirler. Ancak Tanrı'nın uzakta olması Papa'yı amaca uygun hale getirir; eğer Tanrı kalbine çok yakınsa Papa'ya neden ihtiyaç olsun? Tanrı ve senin aranda aracılığa ihtiyaç yoktur. Tanrı kalp atışındaysa, Vatikan konu dışı olur, o zaman bütün kiliseler ve bütün rahipler mesleklerini kaybeder. Onların harika bir mesleği var, en saygın, etkili olanı; kim saygınlık ve güç kaybetmek ister? Tanrı kelimesini kullanmak sana Tanrı bir şahısmış hissini verır. Tanrı sınırlandırılmış hale gelir, tanımlanmış hale gelir. Ama sevgi bir şahıs değildir, o niteliktir, mevcudiyettir. Güzel kokudur ama çiçek değildir; daha sınırsız, daha ölçüsüz, daha sonsuzdur. Sen "Tanrı" dediğin zaman, kendini sadece aciz hissedersin: "Ne yapmam gerek?" dersin. Ama sevgi oradaysa, onunla ilgili bir şeyler yapabilirsin. Sevgi dolu olmak senin en içteki doğandır; bundan dolayı benim tüm öğretim sevgi kelimesi etrafında döner. İsa, "Tanrı sevgidir" der, bense "Sevgi Tanrı'dır," diyorum.
Sayfa 12 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam