Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Dünya çok fazla acı çekiyor çünkü tarihte ilk kez insan bilinci, tanrısallığın izini kaybetti. Bizim gibi acı çekmedi hiç kimse. İnsanlar geçmişte fakirdi, çok fakir; insanlar açlıktan öldü ama ruhsal olarak asla böyle fakir değillerdi. Ruhsal olarak asla bugünkü kadar açlıktan ölmediler. Benim bütün işim sana tanrısallığın iç yüzünü kavrama yeteneğini geri vermek. Tanrısallıkta yeniden köklü hale gelmeyen insanın geleceği yoktur.
Sayfa 9 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
"(Mistiğin) sözcükleri etraflarında bir sessizlik taşır, onun sözcükleri gürültülü değildir. Onun sözcüklerinin bir melodisi vardır; bir ritmi, müziği vardır; salt çekirdeğinde mutlak sessizlik vardır. Eğer sen, onun sözcüklerinin içerisine girebilirsen, sonsuz sessizlikle karşılaşacaksın. "Ama bir budanın sözcüklerinin içine girme yolu analiz yapmak değildir, münakaşa etmek değildir, tartışmak değildir. Bunun yolu onunla aynı anlayışta olmaktır, onunla uyumlu hale gelmektir, onunla senkronize olmaktır... Bu uyum içerisinde, bu birlik içerisinde olan kişi ustanın sözcüklerinin salt çekirdeğinin içine girer, Orada hiçbir ses, hiçbir gürültü bulamayacaksın; orada salt sessizlik bulacaksın. Bunu tatmak, ustayı anlamaktır. "Hatırla, kelimenin anlamı değil, yalnızca sessizliği önemlidir."
Sayfa 8 - Ganj Yayınevi·Kitabı okudu

Murat Sarıkaya

, bir kitap okudu
10/10
·208 syf.·
Beğendi
·
49 günde okudu
·
2025 4. kitabı
Osho
7.3/10 · 29 okunma
Kendini düşünmemek yoldur. Kendini düşünmemek gerçek ibadettir. Kendini düşünmemek asıl teslimiyettir. Bu yüzden sorun hep kendinledir. Kurtuluşu, moksha'yı düşünsek bile kendimizden özgürlüğü değil, kendimizin özgürlüğünü düşünürüz. O zaman özgür olacağımızı düşünürüz. Ama o zaman özgür olamayız - moksha kendimizin özgürlüğü değil, kendimizden özgürlüktür. Bu yüzden ben bir kendisizlikte, bir akışta, bir kendini düşünmeme sürecinde var oluyorum. Ben de kendim değilim, başka kimse de kendi değil. Örneğin, dalgalar denizdedir ama her dalga kendini okyanustan ayrı olarak yanlış algılar. Ayrı gibi görünmektedir. Kendini kandırabilir etrafta o kadar çok dalga vardır ve hepsi o kadar farklı görünmektedir ki. Benim dalgam yüksektir ve senin ki alçaktır veya benim dalgam alçaktır ve seninki yüksektir. Nasıl aynı olabilir ki? Ve dalgalar suyun dibine bakamaz. Sadece yüzeyi bilirler. Senin dalgan ölüyor ve benim dalgam genç ve yükseliyor. Senin dalgan kıyıya ulaştı ve benimki uzak. İkisinin aynı olduğunu nasıl düşünebilirim? Ama yine de öyle düşünsek de, düşünmesek de biz aynıyız. Bu yüzden "ben" olarak bilinen dalga bir ego değil; o, benlik değil. Bu dalga, okyanusun dalga olduğunu anlamıştır. Dalga sadece bir yüzey olayıdır. Yüzey bir görüntüdür, yüzey bir harekettir. "Ben" diye adlandırdığım bu dalga dalgasızlığın, dalgasız okyanusun gerçek olduğunu düşünmez. Senin dalgan bile farklı değildir. Her şeyi birleştireni anladım. Sen buna kendini bilme diyebilirsin, ben demeyeceğim. Ben ona benliği olmayanı bilme diyeceğim çünkü bu bütün bilişlerin özüdür. Bu, benliksizliktir.
Sayfa 197 - Ezr Yayınevi·Kitabı okudu
İlişki koşulludur; birlik koşulsuzdur. İlişki değil birlik önemlidir.
Sayfa 194 - Ezr Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam