Murat Sarıkaya

Murat Sarıkaya
@Muratsa07
LİSANS
ANTALYA
ANTALYA, 6 Kasım
458 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Belli bir fikirle bir kez özdeşleştiğinde artık hastasındır. Her özdeşleşme zihinsel bir hastalıktır. Aslında zihin senin hastalığındır. Zihni kenara koymak ve düşünceler olmadan, gerçekliğe karşı herhangi bir önyargı olmadan sessizce bakmak, gerçeklikten haberdar olmanın sağlıklı yoludur. Böylece tamamen farklı bir gerçeklik bulacaksın. Gerçeği bulmak seni birçok aptallıktan, birçok batıl inançtan kurtaracaktır. Kalbini, nesillerdir içine doldurulan her tür çöpten temizleyecektir. Hastalıklar nesilden nesle devam ediyor; tüm geçmişi aptalca fikirleriyle miras alıyorsun. Öyle olmasa hiçbir ayrım, hiçbir karşılaştırma olmaz. Karşılaştırmalar ve ayrımlar yapmaktan bir kez özgürleştiğinde hafiflersin, tüm varoluşun hafifler. Tüm ağırlıktan kurtulursun. O kadar hafiflersin ki kanatlarını açıp uçabilirsin.
Sayfa 102 - Doğan yayınevi·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Senin hayatı yaşamandan ziyade hayat seni yaşar, sen ikincilsindir. O zaman doruk noktası doğal bir ölüm olacaktır. Ölüm nihai doruk noktasını, tüm yaşamının zirvesini yansıtacaktır. Yoğunlaşmış bir şekilde, yaşadıklarının tümüdür. Öyleyse dünyadaki çok az insan doğal bir şekilde ölmüştür çünkü çok az insan doğal bir şekilde yaşamıştır.
Sayfa 95 - Doğan yayınevi·Kitabı okudu
Dünyayı olduğu gibi görmüyorsun, zihninin seni görmeye zorladığı şekilde görüyorsun. Bunun böyle olduğunu dünyanın her yerinde görebilirsin. Farklı insanlar farklı şekillerde koşullandırılmıştır ve zihin koşullanmadan başka bir şey değildir. Şeyleri koşullanmalarına göre görürler ve o koşullanma belli bir renktir. Ayrımlar yaparız; birini üst yaparız, birini ast; erkek daha güçlüdür, kadın daha az; biri daha akıllıdır, biri daha az. Irklar Tanrı tarafından seçildiklerini iddia eder. Her din kendi kitabının Tanrı tarafından yazıldığını iddia eder. Tüm bunlar, katman katman zihnini meydana getirir. Eğer zihnini tamamen kenara koyup dünyayı doğrudan, tam şu anda, bilincinle göremezsen hakikati asla göremezsin. Bu dünyada en büyük cesaret zihni kenara koymaktır. En cesur insan dünyayı zihnin engelleri olmadan, olduğu gibi görebilendir. Bu dünya son derece farklı, tek kelimeyle harikadır. Aşağı olan kimse yoktur, kimse üstün değildir, ayrımlar yoktur.
Sayfa 94 - Doğan yayınevi·Kitabı okudu
Eğer tüm varoluş birse ve eğer varoluş; ağaçlara, hayvanlara, okyanuslara, en ufak çimenden en büyük yıldıza göz kulak olmaya devam ediyorsa o zaman sana da göz kulak olacaktır. Neden sahiplenici olalım? Sahip olma arzusu sadece tek bir şeyin göstergesidir: Varoluşa güvenemezsin. Kendine ayrı bir güvence, kendin için bir koruyucu ayarlaman gerekir; varoluşa güvenemezsin. Sahip olmama isteği esasen varoluşa güvendir. Sahip olmaya gerek yoktur çünkü bütünlük zaten bizimdir.
Sayfa 90 - Doğan yayınevi·Kitabı okudu
Sevincini paylaşırken kimseye bir hapishane yaratmazsın; sadece verirsin. Minnettarlık ya da şükran beklemezsin çünkü vermen herhangi bir şey almak için değildir, hatta minnet için bile değildir. Verirsin çünkü çok dolusundur, vermek zorundasındır. Dolayısıyla biri sana müteşekkirse sevgini kabul ettiği için, hediyeni kabul ettiği için sen o kişiye müteşekkir olursun. Senin yükünü almıştır, onun üzerine yağmana izin vermiştir. Ve daha fazla paylaştıkça, daha fazla verdikçe daha fazlasına sahip olursun. Böylece paylaşmak seni pinti biri yapmaz, yeni bir "kaybedersem" korkusu yaratmaz. Aslında kaybettikçe daha önce orada olduğunu hiç bilmediğin pınarlardan tatlı sular fışkırır.
Sayfa 90 - Doğan yayınevi·Kitabı okudu