Anda hareket yoktur. Yani zamansızdır. Yokluğu temsil eden bu boyutlar bir araya gelince uzay ve zamandan bahsedebiliriz.Eğer ışık hızına ulaşabilseydik her şey dururdu.Zaman donardı,uzay ortadan kalkardı.Yani evrenin boyutsal sınırlarına ulaşırdık.300.000 bin/sn(ışık hızı)bilinen evrenin sınırıdır.Ki 300.000 bin km/sn hızı aştığımızda ise ‘takyon boyutu’ denilen bütün fizik kurallarının tersine işlediği,varsayımsal bir boyuta geçeriz.Orada hızlanmak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duymayız,tam tersine yavaşlamak için daha fazla enerji gerekir.Zaman tersine akar,yani herşer terstir.(Orada önce cam kırılır sonra taş gelir.) “Ruhani boyutta misal alemi bir üstündeki mutlak misal alemi boyutları böyledir takyon hızda ruh takyon bedene bürünür ve öyle yolculuğunu tamamlar”
/Her üst boyut bir alttaki boyuta emir verir gibi işler ve her alt boyut her üst boyutun yanında çölde yüzük halkası gibidir. Sonsuz boyut sonsuz kudret Allahın indidir arşıdır. Oradaki hiç birşeyi maddesel boyutta olduğumuz dünyadaki aklımıza sığdıramayız,hayalini bile kuramayız./