Ah şu Dostoyevski...
Fakir edebiyatının baş tacı...
Ele aldığı konular, kendi kimliği olmuş.
Eleştiri yapmak yok.
Okuma bahanem, Dostoveski. Başka ne demeye gerek var ki. :))))
...İnsanın bütün ömrünü, kendi hayatını mükemmel şekilde tarif eden bir kitabın varlığından habersiz geçirebilmesi, bunca zaman burnunun dibindekini görememesi düşününce çok tuhaf geliyor...
Her şey,"Şu veya şu, senin suçun Makar Alekseyeviç." Sözleriyle başladı. Sonra "Suçun tamamen Makar Alekseyeviç'in olduğunu söylememe gerek bile yok." Oldu ve sonunda "Tabii ki Makar Alekseyeviç'in suçu." Lafına kadar vardı.
Karanlık çöküyor, Tereza da bir şeylerle meşgul. Başım da sırtım da ağrıyor. Düşüncelerim bile acı veriyor adeta, çok tuhaf. Evet, bugün keder doluyum Varvara...