Mehmet Musab Yerleşmiş

Mehmet Musab Yerleşmiş
@Musabyerlesmis
Michelangelo küçük köylerden oluşan bir dünyada asla var olamazdı, Newton ve Shakespeare de öyle. Kısacası, şehirler olmasaydı insanlar enerjilerini sadece belirli bir beceriye odaklama olanağını bulamazdı. bu durumda da hiç kimse yeni ve muhteşem bir şey yaratma ustalığını elde edemezdi.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Afrika ve Amerika'nın keşfi ve sömürüsü, Avrupalıların verel halklara eşitsizliği dayatma girişimlerini açığa vurması bakımından da bir o kadar aydınlatıcıdır. Yerliler zaten ta-rımla uğraşıyorsa ve eşitsizlik psikolojisine alışmışlarsa bu tarz dayatmalar çok daha kolay oluyordu ama eşitsizliği son derece rahatsız edici bulan avcı-toplayıcılar için durum böyle değildi. Avrupalılar tarımla uğraşan topluluklara egemen olmaya kalkıştıklarında bu topluluklar genelde yeni efendilerine hemen boyun eğiyorlardı. Bu tarz toplumlarda köylüler zaten ağır vergiler altında eziliyor ve kendi aristokrasilerinin kötü muamelesine maruz kalıyorlardı, hâkimiyeti kimin ele geçirdiği onların hayatında önemli bir değişiklik yaratmıyordu. Oysa avcı-toplayıcı toplumlar genellikle sömürgecilere karşı bazen kuşaklar boyunca mücadele vermiş, sonunda da kendilerinden daha büyük ve daha iyi silahlanmış olan Avrupalı güçlerin egemenliği altına girmişlerdi.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
Avcı-toplayıcılara özgü yaşam tarzından psikolojik kopuşumuzun ilk adımı bazı insanların diğerlerinden daha iyi, eşitsizliğinse kabul edilebilir bir sonuç olduğunu kabul etmeye istek duymak oldu. Bu "doğal durumu" kabul ettikten sonra bunu neden sadece zengin ve yoksullar arasında geçerli saymakla yetinesiniz? Neden bunu krallarla köylülere veya efendilerle kölelere uygulamayasınız? Zaten tam da bu olacaktı. Eşitlikçilik dünya çapında bir kenara atıldı ve doğuştan gelen üstünlük gibi yeni keşfedilmiş inançlar insana özgü her türlü sıkıntıya zemin hazırladı.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Nispeten rahat bir konumdan grubumuzun diğer üyelerinin acı çekmesini izlemek, son 6 milyon yılda sürekli artmış olan işbirlikçiliğimizin ve karşılıklı bağımlılığımızın yol açtığı sayısız psikolojik değişmeyle de bağdaşmıyordu. Sonuç olarak, bu eşitsizliğin kışkırttığı uyumsuzluğu yatıştırmak için yeni düşünce örüntülerine gerek duyuldu. Bu psikolojik değişimlerin birincisi ve en önemlisi, bazı insanların diğerlerinden daha iyi veya daha değerli olduğu fikriydi.
Alıntı
Kadın Cinsinin Dünya Çapındaki Tarihsel Yenilgisi
Tarım, tarlaların hazırlanmasında ve hasat edilmesinde söz konusu olan faaliyetler yüzünden de cinsiyet eşitliğine darbe vurmuştu. Özellikle sabana dayalı tarımda tarlaların işlenmesi için daha fazla kas gücü gerekir, bu da cinsiyete dayalı bir işbölümüne yol açmış, erkekler tarlada çalışırken kadınların payına evde yemek hazırlamak düşmüştü. Tarım, peşin getirili avci-toplayıcı toplumlarda var olan kusurlu (ama yaygın) cinsiyet eşitliğini işte bu şekilde ortadan kaldırdı.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam