Doğrusu, insanlık tarihinin büyük bir kısmı daha güçlü grupların daha zayıf grupları öncelikli av sahalarından, su birikintilerinden ve balık yakalanabilecek yerlerden kovmasının hikâyesi olmuştur. Atalarımızın bilmedikleri şeylerin peşinden giderken sergiledikleri cesarete hayran oluruz ama insanlığın yayılmasının ve keşiflerinin önemli bir kısmi cesaretten çok çaresizligin bir yansımasıdır. Keşif yapmak çoğunlukla atalarımızın daha güçlü ve daha saldırgan komşuları yüzünden yaşamayı tercih ettikleri bölgelerden kaçtıklarını veya buraları terk etmeye zorlandıklarını ima eden bir deyiş olmuştur.
Gruplar arasındaki düşmanlığa ilişkin kanıtlardan biri de, Amerika'nın güneybatısına ve dünyanın birçok başka yerine dağılmış olan antik uçurum evleridir. Bu sahaları ziyaret ettiğinizde, bazı kişilerin karşılarındaki vadide çok daha tehlikesiz bir hayat sürebilecekken bir uçurumun kenarında bebek sahibi olmayı ve bir aile kurmayı neden tercih ettiğini merak edersiniz. Bunun yanıtı elbette şu şekildedir: İnsanlar Colorado ve New Mexico'daki uçurumlarda yaşamayı, buralar aşağıdaki vadilerden daha emniyetli olduğu için tercih etmişlerdir.