Yüksek seviyelerde iç stresi çocuklugundan beri alışkanlık
haline getirenler için, stresin yoklugu rahatsızlık yaratır, can
sıkıntısı ve bir anlamsızlık hissiyatı uyandırır. İnsanlar kendi
stres hormonlarına, adrenaline ve kartizole bagımlı hale gelebiliyor,
diye bir gözlernde bulunuyor Hans Selye. Bu tür insanlar
için stres arzulanır bir duygudur; yoklugu ise kaçınılması gereken
bir şey gibi gelir.
Tarih öncesi okyanuslarda ilk yaşam belirtileri ortaya
çıktığından beri, bir canlı ile çevresindeki cansız maddeler
arasında, bir canlı ile diğer bir canlı varlık arasında mütemadi
bir alış-veriş hüküm sürmektedir.
Batı'da bile zihin-beden düşüncesi tümüyle yeni bir kavram
değildir. Platon'un diyaloglarından birinde; Sokrates, Trakyalı
bir doktoru n Yunan meslektaşlarına yönelik eleştirisini aktarır:
"Yunan hekimlerinin birçok hastalığın çaresini bilmemesinin
sebebi bu işte; bütünden bihaberler. Bu durum insan vücudunun
tedavisinde günümüzün en büyük hatası olduğundan, bu
hekimler zihni bedenden ayırmaktadır. "4 "Zihni bedenden ayıramazsınız," demiş Sokrates - psikonöroimmünoendokrinolojinin
ortaya çıkmasından neredeyse 2500 yıl önce!