Mustafa Koz

Mustafa Koz
@Mustafa_05
Selçuk Üniversitesi
Konya
Konya/Meram
11 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
1890'lı yıllarda Rusya Kapitalizmin gelişmesine rağmen bir tarım ülkesi. Ekonomik bakımdan geri bir ülke, bir küçük burjuva ülkesi. Yani küçük mülkiyete dayanan verimliliği düşük, bireysel köylü işletmelerinin hala hakim olduğu bir ülkeydi.
Reklam
TOPRAK KÖLELİĞİNİN KALDIRILMASI: Toprak köleliği döneminde sanayi gerçek bir gelişme gösteremezdi. Tarımda toprak kölelerinin bağımlı çalışanların üretimi düşüktü. Ekonomik gelişmenin gidişi toprak köleliğinin kaldırılmasını zorunlu kıldı. Kırım savaşı yenilgisiyle zayıf düşen büyük toprak ağalarına karşı isyandan korkan çarlık hükümeti 1861'de toprak köleliğini kaldırmıştır. Fakat bu karar köylülerin hayatında sadece alınır satılır bir mal olmayı değiştirdi. Köylü yine çok ucuz işçiliğe çalışmak zorundaydı çünkü toprağı yoktu. Çarlık Rusyası bir uluslar hapishanesiydi. Çarlık Rusyasın'da Rus olmayan çeşitli etnik grupların hiçbir hakkı yoktu, her gün çeşitli aşağılanmalara maruz kalıyorlardı. Çarlık Hükümeti çeşitli azınlıkları bilerek birbirine kırdırtıyor ve kışkırtıyordu. Azınlıklara aşağı ırk gözüyle bakıyor ve baktırtıyordu. Çar Hükümeti her türlü milli kültür kıvılcımını söndürüyor, Rus olmayan milletleri zorla ruslaştırmaya çalışıyordu.

Mustafa Koz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·456 syf.·
Beğendi
·
2022 8. kitabı
Josef Stalin
8.6/10 · 51 okunma
Batının geliştirdiği merkantilist politikalara Osmanlı'nın cevabı kapitülasyonlar olmuştur. Merkantilist politika kontrollü kambiyo ile yoğun ticaret desteği ve kontrollü artan üretim seferberliğidir. Kapitülasyon ise dış devletlere tanınan ticaret imtiyazıdır. Bunların ikisi çarpışınca şüphesiz ki batının merkantilizmi osmanlının sağladığı kapitülasyonlarla ekonomisini talan etmiştir. 16. yüzyılda artık Osmanlı ülkelerinden Batı Avrupa'ya yönelmiş bir ticaret yoktur. Bunun tersi hakimdir. Bunun yanında Osmanlı ticaret siyasetinde ticarete imtiyaz ve tekel verme usulü ile yürütme prensibi kapitülasyonların temelini atmıştır. Kapitülasyonlar ve merkantilizm teorik olarak birbirine zıt siyasetlerdir. Fakat pratik ticarete baktığımızda biri ötekinin tamamlayıcısı olur. En iyi merkantilizm siyaseti en iyi kapitülasyon siyasetini uygulayan ülke ile başarılı olur. Merkantilist ülkelerin ekonomik düşmanı hep merkantilist ekonomi uygulayan devletler olmuştur, dostta kapitülasyon güden ülkeler... Kapitülasyon özü itibariyle bir toplumu, devleti veya ekonomiyi geri bırakan bir eylemdir.
Amerikanın keşfinin ve batının keşif ve sömürge akınlarının Osmanlı ekonomisinden daha kuvvetli hale gelmesinde etkisi büyüktür. Örneğin sadece İspanya'nın 1493 ile 1800 arasında 100 milyon altın sömürdüğü söylenir. O dönemin yapısı gereği olsa gerek Osmanlı Devleti ekonomide halk kitlelerinin sömürülmesinden doğan servetleri yatırım yerine güç sahibi olmaya ayırmıştır. Fetih ve istila istiflenmiş serveti ortaya yayar ekonomik bir rahatlık doğar sonra durgunluk yeniden başlardı. Bu durum bir piyasa ekonomisi kursa bile kapitalist ekonomi gelişmemiştir. Bunun başlıca sebepleri deniz keşiflerinin ve büyük ticaret yolu inşasının olmayışı, Batı'da altın ve gümüş madenlerinin yeni bir ticaret dönemi sağlaması.
Reklam