Çünkü sen, ben daha çok küçükken, bana konuşmayı yasakladın. "Tek bir itiraz istemiyorum!" tehdidi ile birlikte havaya kalkan o el, o gün bugündür bırakmıyor yakamı.
Ben çelimsiz, hastalıklı, ince; sen güçlü, iri, yapılı. Kendimi bir zavallı gibi görürdüm; üstelik, yalnızca senin gözünde değil, tüm dünyanın gözünde çünkü benim için her şeyin ölçütü sendin.
Seni bir arkadaş, bir patron, bir amca, bir dede, hatta (bunu çekinerek söylesem de) bir kayın peder olarak tanımak beni mutlu edebilirdi. Fakat bir baba olarak benim için fazla güçlüydün.