Yüzümüzdeki çizgilere kaç hatıra saklarız, pişman olduklarımızı "iyi ki"lerle aklarız. Ten benden, ter senden yana maşukum! Dokunduğumun haddini bilirim, sen de aldığın kokunun tarihini bil!
Ermeni, Kürt ve Türk'ün erik bahçesinde başına gelenleri bilirsiniz. Türk dayak sırası kendine geldiğinde şöyle der: En başta Ermeni'yi dövdürmeyecektik!
İlgili hikaye:
"Ermeniyi dövdürmeyecektik"
“Biri Türk, biri Kürt ve biri Ermeni üç arkadaş erik çalmak için zengin bir Türk'ün bahçesine girerler. Bahçenin sahibi Türk gelir. Bunları bahçesinde görünce önce Ermeni’ye çatar: “Lan, hadi anladık bu ikisi Müslüman; sen Müslüman bile değilsin, hangi hakla bahçeme girip erik çalarsın?” der; Ermeni’yi öldüresiye pataklar ve dışarı atar.
Sonra sıra Kürde gelmiştir. Kürde de: “Lan, sen Türk bile değilsin; hangi hakla bahçeme girer ve erik çalarsın?” diyerek Kürdü de bir güzel döver.
Sıra Türk olana gelmiştir. Ona da: “Sen ne biçim Türksün, nasıl bir Ermeni ve bir Kürtle bir olup bahçeme erik çalmaya gelirsin?” der ve onu da iyice patakladıktan sonra bahçeden atar.
Ardından bu üç arkadaş: “Nasıl olur da biz üç kişi olduğumuz halde bu adamdan dayak yeriz?” diye aralarında tartışmaya başlarlar.
Bu sırada Türk Kürd'e döner ve şöyle der: “Biz en başta Ermeni’yi dövdürmeyecektik.”
Çocuğu olsun isterdi. Hiç unutmam, bir gün bu kadar sevmesine rağmen neden bir çocuk yapmadığını sordum: "Bir evladım olursa ömrü boyunca boynu bükük kalır" demişti. O kadar nahif, ince düşünceli ve alçak gönüllüydü işte...
Sayfa 27 - Zeki Müren'in yakın arkadaşı Selami Şahin'in, Zeki Müren'in çocuğu olmasını çok istemesi ile alakalı söyledikleri...·Kitabı okudu
"Yaz, yazmak için uygun bir zaman değildir; sonbaharda olduğu gibi ölümün yaklaştığını hissedemezsin." Ernest Hemingway
(Hemingway, babasının da intihar ettiği tabancayla intihar ettiğinde tarih: 2 Temmuz 1961'dir.)