Mustafa baran

Mustafa baran
@Mustafabrn
Puan vermedi·226 syf.··
2025 2. kitabı
“Sevgi dilleri” aslında şu demek: Biz bazen karşımızdakini kendi bildiğimiz dilden severiz, ama o başka bir dil konuşuyordur. Sen ona yüz kere “Seni seviyorum” dersin , ama onun dili “hizmet eylemleri” ise, o bu sevgiyi tam hissedemez. Kitap, “Kendi dilini bırak, onun dilini öğren” diyor. Bu da biraz şu anlama geliyor: “Sevgi, bencillikten vazgeçip empatiye geçmektir.” Ve sen bunu hayatındaki önemli biriyle konuşurken fark ettiğinde, ilişkiniz etiketlerden bağımsız olarak derinleşir. Çünkü artık “kendini ifade” değil, “onu anlamak” öncelik olur. Bu kitap benim için önemli ve bir o kadar da derin manaya dönüştü. Dönüştürüldü
1000Kitap
Beş Sevgi DiliGary Chapman · Koridor Yayıncılık · 201212,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
2025 1. kitabı
“Doğu’nun Limanları”, bir insanın hayatını anlatıyor gibi görünse de, bana kalırsa bu kitap yavaş yavaş ölen bir medeniyetin iç çekişi. Dışarıdan bakınca yumuşak bir anlatım, sakin bir ritim var gibi gelir ama satır aralarında, o limanlar aslında sessiz çığlıklarla dolu. Çünkü bu kitap, ait olamayan insanların romanı. Kökü bir yerde, kalbi başka yerde kalmış insanların dramı… Ossyane benim gözümde bir adamdan çok bir sembol: – Ne tam doğulu olabiliyor çünkü Doğu onu kendi iç savaşlarında boğuyor, – Ne tam batılı olabiliyor çünkü Batı onu kabullenmiyor, sınır koyuyor. Ve işin fenası, bu adam kötü biri değil… Tam tersi: iyi, hassas, vicdanlı biri. Ama iyi olmak, bu dünyada yetmiyor. İşte burada kitabın kalbi başlıyor bence. Kitabı okurken şunları düşündüm aslinda ; “Bazen hayatta ne yaparsan yap, dünya seni şekillendiriyor. Sen bir limana demir atmak istiyorsun ama liman yok. Ya yok edilmiş ya da seni kabul etmiyor.” Ossyane’nin yitip gitmesi sadece bir karakterin düşüşü değil, aslında umutların, birlikte yaşamanın, sevgiyi ideolojinin üstünde tutmanın düşüşü. Yani bu kitap, günümüzde hâlâ çözülmemiş bir yarayı taşıyor: "Birlikte yaşayabilir miyiz?" Din, dil, mezhep, etnik köken… Bunlar insanlığın önüne geçmek zorunda mı? Aşk bile burada yarım kalıyor. Çünkü dünya, iki insanın saf sevgisine bile fazla geliyor. Aynı zamanda farkli tatlar alınabiliyor bu kitapta : “İnsanın en büyük yalnızlığı, hiçbir yere tam ait olamamasıdır.” Ve asıl yorgunluk, savaşta değil, savaş bittiğinde gelir. İnsan bir ömrü değil, kendi sesini arar. Ama sesin yankılanacağı bir boşluk kalmamışsa, neye yarar? Biraz farklı lakin manalı bir bakış diyelim. Son olarak “Doğu’nun Limanları” da sadece bir roman değil, kaybolan insanların haritasıdır. Görmeyi bilene tabi
1000Kitap
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma