Galiba giderken, bırakacak bir sırrı, emanet edecek en son bir sözü vardı.
Fakat kime söylemeli? Nehir merhametsiz! Ağaçlar duygusuz! Bulutların arasında büsbütün kurtulmaya çalışarak ışık saçan ay, kayıtsız!
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın çaresizlik halinde bütün varlıklardan yardım ümit ettiği, esen rüzgardan, geçen bulutlardan bir teselli haberi beklediği gibi, bu gencin de en küçük şeylere kadar bütün ses ve hareketler dikkatini çekmekte, sonra da onu üzmekteydi.
Bu fani hayatta, ebedi olmaya layık ne kadar an ve saniye vardır?
Derin hayallere kapılıp gittiği zaman insanın, kelimelerle tarif edemeyeceği, ruha karşı güneş gibi açıldığı anda biten bir gülümseme ebedi olmaya layık değil midir?
Yıldızların karanlıkta parladığı gibi yoksulluk içinde de temizlik ve yücelikle parlayan ruhlar yok mudur? Bir kalp, sevmek için mutlak servete, asalete mi muhtaçtır? Bence talihin en hakikisi, ruhun göründüğü iki güzel göz, en büyük servet, kalbin hissini gösteren gül rengi dudaklardan yansıyan tebessümlerdir. Güzellikten büyük asalet, kalp temizliğinden büyük zenginlik mi olur?