Kendi sağlığına önem verme bilincine ermemiş bir insanın bilinçli olarak kendini sevebileceğini sanmıyorum. Kendini sevmeyen, kendi sağlığına ve mutluluğuna önem vermeyen bir insanın da başka birini gerçekten sevebileceğini ve onun mutluluğuna kendini adayabileceğini sanmıyorum.
Krishnamurti (1989) gerçek sevgiyi şöyle tanımlar; "Sevgi, hiçbir karşılık beklemeden bir başkasının tüm potansiyelini geliştirmesine kendini adamaktır.”
Ne yaparsanız yapın; eğitimde, politikada, iş yaşamında, genel olarak toplumda gördüğünüz bozulmayı, dejenerasyonu ailenin sağlığını gerçekleştirmeden kalıcı bir biçimde çözmeniz olanaksızdır.
Başarısızlığınız sizin de bir insan olduğunuzu gösterir. Aynı zamanda sizinle ilgili iyi bir şey söyler: Siz "denediniz." Bir şeyi başarmayı denemek, bir şey “olmayı” denemek başarısızlık riskini de getirir.
Karakter geliştirme kas geliştirme gibidir. Hemen bir iki günde olacak bir iş değildir. Kas geliştiren kişi kendini belirli bir programa adama durumundadır; uzun süre bu program içinde çalışarak yavaş yavaş koyduğu hedefe yaklaşır. Karakter geliştiren kişi başına gelen olayları dürüstçe, kişisel bütünlük içinde göğüsler ve zaman içinde yavaş yavaş karakterini geliştirir.