yenilgiyle yüzleşme korkusuna tutsak olmak ise daha büyük bir yenilgidir. üstelik "yapamam ki" gerekçesiyle gerçekleştirmekten kaçındığımız davranışların çoğu aslında yapmak istediklerimizdir. yapmak istemediklerimiz zaten aklımıza gelmez.
ne var ki eyleme geçmeyi ertelerken organizmanın harcadığı enerji, o eylemi gerçekleştirerek harcayacağı enerjiden çok daha fazla olduğu gibi, kişinin kendine saygısının azalmasına da neden olur. çünkü en sonunda eyleme geçmek "zorunda" kaldığımızda artık bu kendi seçimimiz olmaz. kendi seçimimiz dışında sürüklenmiş olmanın bedeli ise mutsuzlukla ödenir.
Hangi biçimde yaşanırsa yaşansın kaygı ve buna eşlik eden çaresizlik duyguları, günlük yaşamın sorumluluklarını üstlenebilmek için gerekli beceriyi geliştirememiş ve gerçek benliğine yabancılaşmış olmanın belirtileridir. Bu becerilerden yoksun bir insan hazırlıklı olmadığı yarışmalı bir dünya içinde kendini güvensiz ve yetersiz hisseder.