Sevmek, insanın en büyük acısıdır. Sevmek, bizi onaran, acısından
bile haz aldığımız belki de tek incinme
bütün hüznü, iyimserliği ve ikircimine karşı, sesimizin en duru aktığı yataktır.
Şükrü Erbaş
"Yine de bir insan sıcaklığının yerini hiçbir şey dolduramıyor. Garip değil mi, yaşadığı acıları bile özlüyor insan: Çocukların çarpıp çıktığı kapılardan giren ayazı; karısının, tüm İncelikleri diplere çeken sesinin o buzdan burgacını; bir bunaltı, bir karabulut gibi odaları basan babasını; bütün yönleri kendine çevirdikten sonra dönüp giden bir kızın insanın boğazına attığı düğümleri; yalnızca çıkar için bile olsa kapıların çalınışını; sevgiyi daha ilk adımda örseleyen kaba içtenliği; bir yalanı gizlemekten çok açık eden kaypak gülüşleri; insanı ateş üstünde bırakıp kaçan korkuyu; her yeni olanakla yeni
bir kimlik edinen oynaklığı; camlarını kırsa da birinin sana taş atmasını. ..
İnsan geçmişe gülümseyerek
bakıyorsa, başka bir umarı kalmadığındandır. Avucumuzdan
usul usul sıyrılan dünyayı son bir çırpınışla sevmekten başka
ne gelir elimizden. Yoksa insana acısını özleten bir gerçeklik,
gerçekte ona verilmiş bir cezadır."
Şükrü Erbaş