Ayten

Kadın bedenine zorla sahip çıkılmasını haklı kılmak için, kadını erkeğin mülkü sayan ve erkeğe göre aşağı bir konuma yerleştiren yasal, toplumsal ve dinsel tanımlar ve cinselliği bir mal değiş tokuşuna indirgeyen görüşlerden destek alınmıştır.
Reklam
Antropolojik araştırmalar, cinsel şiddetin, kültürel tutumlara, kadınlar ve erkekler arasındaki iktidar ilişkilerine, kadınların içinde yaşadıkları topluluğun erkeklerine göre bulundukları toplumsal ve ekonomik statüye ve toplumdaki öbür şiddet biçimlerinin miktarına bağlı olduğunu gösteriyor.
Kadınların göreli ekonomik güçleri arttıkça, yaşadıkları sürece erkekler tarafından dövülmeleri olasılığı düşmektedir. Demek ki, sanayi öncesi toplumlarda ekonomik gücün kadınlara, erkeklerin onlara karşı güç kullanmalarını önleyen bir dokunulmazlık sağladığı söylenebiliyor.
Mesele tecavüz eden üç-beş erkeğin zaafından ibaretse ya da asıl suçlular kadınların kendileriyse, o zaman erkekler neden tecavüzle ilgilensinler ki ! Statü ve iktidarın erkeklere ait olduğu bir toplumda bu ideoloji hiç de şaşırtıcı değildir.
...mahkemede yargılanan genellikle tecavüzcü değil, tecavüz kurbanıdır.
Reklam