Bir varmış bir yokmuş. Içinde bir dünya varmış. Bu dünya hiç bitmezmiş. Her şeyi bilirmiş de yorulmayı bilmezmiş. Az giderken uz giderken dönüp arkaya bakarmış. Gördüğü patikalar hoşuna gidermiş; ne periler varmış ne de devler; meğer gördüğü koca bir rüyaymış,hemen uyanırmış,kalkıp ellerini yıkarmış üstünü giyermiş, saçlarını tararmış. Sonra aynanın karşısına geçip kendine çekidüzen verirmiş, pırıl pırıl olurmuş. Beğenirmiş, sevinirmiş, rahatlarmış. Güzel mi güzel gözlerinin içi gülermiş. Iyice yaklaşır gözlerinin taa içine bakarmış..
Bireysel psikoloji iyimser bir bakış şekline sahiptir. Toplum duygusunun yeteri kadar güçlü olması şartıyla insan tüm yaşam sorunlarını yeterli şekilde çözebilecek ve insanlığın gelişimine katkıda bulunabilecek durumdadır. Bireysel psikoloji insanlığın dile getirebildiği ve anlayabildiğinden çok daha fazlasını bildiğine inanmaktadır. Hiçbir insan toplum duygusunun gücüne tamamıyla karşı koymaz.
Insanın çabasız haz duygularının tatminine değil aksine başarılı bir uyuma yöneliktir. Başarıya olan çaba son bulursa tüm bedeni kavrayan sarsıntılar oluşur.
Mazoşist genel bakış açısından bakıldığında kaybedendir, mağlup olandır ama kendisi için o diğerinin efendisi ve ustasıdır çünkü bu mazoşistin istediklerini yapmak - ona eziyet etmek zorundadır. Bu tarz başarılar zinciri kırıldığı an ölüm düşünceleri ortaya çıkar.