Sinem muti

Yarası olmayan, şifacı olamaz
Reklam
Ben bir şiirin ağlattığı,bir gülün razı ettiği insanlardanım..
Bir varmış bir yokmuş. Içinde bir dünya varmış. Bu dünya hiç bitmezmiş. Her şeyi bilirmiş de yorulmayı bilmezmiş. Az giderken uz giderken dönüp arkaya bakarmış. Gördüğü patikalar hoşuna gidermiş; ne periler varmış ne de devler; meğer gördüğü koca bir rüyaymış,hemen uyanırmış,kalkıp ellerini yıkarmış üstünü giyermiş, saçlarını tararmış. Sonra aynanın karşısına geçip kendine çekidüzen verirmiş, pırıl pırıl olurmuş. Beğenirmiş, sevinirmiş, rahatlarmış. Güzel mi güzel gözlerinin içi gülermiş. Iyice yaklaşır gözlerinin taa içine bakarmış..
sevinsin korkunun tüccarları yoksulluğun, yoksunluğun, ölümlerin sessiz gürültüsü savaşların, yıkımların sesiyle beslendin öyle muhteşem öyle mamur incinmeyi işte becerdin" haziran yaza müsvedde yaz temize çekilir sonrakilerde öğrendi geçenlerden eylül ansızın gelmeden verebilir belki çığlık beklendiğinde mavi kuş nerde? mavi kuş nerde? #6subatunutmicamunutturmicam🥀
kadınlar, beton labirentler mazgallar kanallarla savunulmuş kentlerinde taşıyarak yol halinde bir hüzün bir uçtan öteki uca gidip dönüyorlar bu onların en özgür halleri biri diyor, "evle perdelendim beni yordu en kötüsü sessizlik gerektiğinde sesi bulup getiriyorlardı hiçbir şeyi bilmek suskun temiz, duruyorsun yanıtları bilmen-miş gerekir ve sen domuz geliyorsun bilmen bilmelerini tutmuyor suskunluğun ağır -böyle yaşanır mı? -nasıl yani? hoşçakalın, bildiğin bu tek sözcük biliyor, söyleyemiyorsun
Reklam