Nora neredeyse bütün hayatı boyunca böyle hissetmişti.
Her şeyin ortasında. Hangi yöne gideceğini bilmeden çabalamış, çırpılmış, yalnızca ayakta kalmaya çalışmıştı pişmanlık duymadan hangi yolda devam edeceğini bilememişti.
Dünyada öğretmenlerden ve matematikçilerden başka kimin gereksinmesi vardı ki cebire mutlu olmak için? İnsanları neden cebir gibi, geometri gibi ve daha bir yığın yararsız bilgi gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı?
"İnsan kendi kendinden nefret eder?"
"Korkaklık belki de. Ya da hiç yakanı bırakmayan yanılmak korkusu, başkalarının senden beklediklerini gerçekleştirememek korkusu. Birkaç dakika önce mutluydum, ölüme mahkum olduğunu unutmuştum. Derken hatırladım, çok korktum."