Vehmin etkisi altında kalan biri, nimetler sağanağı altındayken kendini felaketlerin fırtınası içinde hisseder. Etrafındaki nimetlerin varlığının, çokluğunun ve kıymetlerinin bir önemi kalmaz
Vehme saplanan birinin gözünde yaşam, “ Yaklaşan tehlikeler diyarı” olarak görünür. Ruhi enerjisini” tehlike yaklaşıyor!” Düşüncesiyle hep korunma ve kaçış planlarına ayırmak zorunda kalan böyle birinin hayatı, bir seyahat olmaktan çıkmış, korkuları gözetleme istasyonuna dönüşmüştür. İçerisinden geçilen bir macerayı değil, hayata geçmemiş felaket senaryolarını andırmaktadır.
Şu bir gerçek ki evhama ancak gaflet aralıklarında düşeriz, Allah’ı pek düşünmediğimiz dönemlerde yakalanırız. Allah’ın insana olan şefkat ve iyiliklerini hatırladığımız zikir ve tefekkür zamanlarında evhama pek düşmeyiz
Ahiret inancı zayıf olan bir kişi, canını sıkan herkesle hesaplaşmak zorunda olduğunu düşünür intikam almayı kendince bir adalet mekanizması olarak benimser.
İnsan için sabri kolaylaştıracak faktörlerden biri de ahirete imanındaki gücüdür. Kişi, ölüm gerçeğini ne kadar iyi özümser ve ölüm sonrası hayatı ne kadar kuvvetli bir şekilde inanırsa dünyevi sıkıntılar karşısındaki sabrı da o nispette güçlü olacaktır.