Biraz yaşayıp sonsuza kadar ölü olarak kalacağını düşünüyorsan şimdi de ölüsündür. Çünkü sonsuzun içerisinde birazcık yaşamış olmak yaşamamakla denktir.
Söylediğimiz bir söz, başkasının kulağına girmeden önce Allah’a varır. Verdiğimiz bir hediye, başkasının eline değmeden önce Allahın huzuruna takdim edilir. Bitirdiğimiz bir proje, sunmamız gereken kişiden önce Allah’a arz edilir. İşte bu sebeple insan eylem ve üretimlerini, ilk muhatabının Allah Teâlâ olduğunu bilerek yapmalıdır.
Niyette öyle bir etki vardır ki sıradan davranışları, gündelik eylemleri ibadete çevirebilir. Yürümek, konuşmak, yemek yemek gibi tekrarlanan fiiller, niyet sayesinde manevi kazançlara dönüşebilir.
Kişi, Allah’ı hoşnut eden bir iş yaptığında Allah da o işin ilerideki mükâfatını temsil eden bir parçayı onun kalbine yerleştirir. Bu peşin lezzet ve mutluluk bazen öyle büyüktür ki muhatabını o uğurda büyük fedakarlıklar yapmaya kadar götürür.