Muvahhid OKur

Muvahhid OKur
@MuvahhidOKur
Davetçi değil, kadı!
Vahyin İki Kanadı ve Sünnetin Dokunulmazlığı
10/10
·205 syf.··
2026 55. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 15:56
Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince; İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’i anlamaya çalışırken, onu vahyeden Rabbimizin muradını en doğru şekilde bize ulaştıran elçinin, yani Muhammed (s.a.v.)’in sünnetini devre dışı bırakmak, binayı temelinden sarsmak demektir. Bu kitap, son dönemde sıkça rastladığımız "sadece Kur’an" söyleminin altındaki metodolojik hataları ve sünneti işlevsizleştirme çabalarını ilmi bir perspektifle ele alıyor. Eseri okurken zihnimde en çok yankılanan husus şu oldu: Tevhid, sadece Allah’ın birliğini kabul etmek değil, aynı zamanda O’nun gönderdiği elçinin rehberliğini, vahyin pratik uygulaması olan sünneti ile kabul etmektir. Kitap, hadisleri salt tarihi veriler olarak değil, ayetlerin hayatımıza yansıması olan "yaşayan Kur’an" formunda savunuyor. Yazarın, hadis inkarcılığı akımının temel iddialarını -özellikle vahiy dışı vahiy kavramı ve rivayetlerin sıhhati konusundaki şüpheleri- nasıl birer birer çürüttüğünü görmek oldukça doyurucu. Özellikle şu noktaya dikkat çekmek gerekir: Peygamberimiz’i (s.a.v.) "sadece bir postacı" konumuna indirgemeye çalışan zihniyet, aslında İslam’ı tarihsel bir metin yığınına dönüştürme riskiyle karşı karşıyadır. Oysa O, sadece tebliğ eden değil, aynı zamanda açıklayan (mübeyyin) ve uygulayan (usve-i hasene) bir rehberdir. Kitap, akli ve nakli delilleri öyle bir dengeyle sunuyor ki, sünnetin dindeki yerini reddedenlerin aslında Kur’an’ın kendi içindeki ayetlerle (itaat ve ittiba vurguları) nasıl çeliştiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Eğer bir Müslim, tevhid üzere dosdoğru bir yol tutmak istiyorsa, vahyin tamamlayıcı parçası olan sünnete dört elle sarılmak zorundadır. Hadislerin uydurma olduğu iddiasıyla yola çıkıp, sonunda "**Kur’an’ı
Din
Hadis İnkarcılarına CevaplarYasin Karataş · İlim Ve Hikmet Yayınları · 201715 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·112 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 12:44
Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince; Mustafa Çelik bu eserinde, modern cahiliyenin insanı dönüştürdüğü en tehlikeli yapıyı, yani "Resmi İdeolojinin Ücretli Köleliğini" deşifre ediyor. Yazarın ortaya koyduğu memur/köle tipolojisi, rızık endişesini imanının önüne geçirerek tağuti sistemlerin çarklarını döndüren kitlelerin hazin bir tasviridir. Müslüman için hüküm koyucu da, rızık veren de yalnızca Allah Azze ve Celle'dir. Ancak modern sistemler, insanı "ekmek parası" ve "düzenim bozulmasın" vaatleriyle zihnen ve amelen köleleştirir. İslam insanı kula kulluktan kurtarmaya gelmişken, resmi ideolojiler tek tip, sorgulamayan kurşun askerler yetiştirir. Akidevi uyanışı diri tutmak, rızkı sistemden değil Er-Rezzâk olan Allah’tan beklemek ve amelleri yalnızca O’nun rızasına hasretmek adına, her muvahhidin neyle kuşatıldığını görmesi için okuması gereken sarsıcı bir muhasebe kitabı. İnsanları tağutların ve şirk sistemlerinin önünde diz çöktüren, onları resmi ideolojilerin uysal birer ücretli kölesi haline getiren asıl sebep; Allah'a olan itimatlarının sarsılması ve rızık korkusunun imanlarının önüne geçmesidir. Unutulmamalıdır ki, rızık endişesi köleliğin kapısıdır. Resmi ideolojiler, sadece bedenleri değil, asıl olarak zihinleri ipotek altına almak ister. Eğitim çarklarından geçirilerek tek tipleştirilen, sorgulamayan ve sistemin bekçiliğini yapan memur, aslında efendisinin lütfedeceği maaşa mahkum edilmiş modern bir köleden başkası değildir. Bir Müslim hem Allah’ın indirdiği hükümlere inandığını iddia edip, hem de sabah mesaisinde tağuti bir ideolojinin ilkelerine sadakat yemini edemez. İslam, hayatın her alanında tavizsiz bir tevhidi duruş ister; resmi ideolojinin gölgesinde amel edilemez." Hakiki hürriyet, yalnızca
Din
Resmi İdeolojinin Ücretli KöleleriMustafa Çelik · Misak Yayınları · 19971 okunma
"Mazeret Üreticilerinden miyiz Yoksa Hazırlık Ehli mi?"
Puan vermedi·102 syf.··
2026 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:27
Selam hidayete tabi oların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince; Kitaplığımıza genellikle edebi zevklerimizi tatmin edecek ya da entelektüel birikimimizi artıracak eserler ekleriz. Ancak bazı kitaplar vardır ki, size bir konfor alanı sunmaz; aksine oturduğunuz koltuğu altınızdan çeker, kalbinize ve inancınıza doğrudan bir ayna tutar. İşte Muhammed Bin Ahmed Es-Salim’in kaleme aldığı, dilimize “İslam Cihadına Katkıda Bulunmanın 39 Yolu” olarak kazandırılan bu nadide eser, tam olarak bu cinsten. Bir muvahhid için iman, sadece dille ikrar edilen soyut bir iddiadan ibaret değildir. İman; ameli, hareketi ve en önemlisi saf belirlemeyi zorunlu kılan canlı bir hakikattir. Yeryüzünün her köşesinde küfrün Müslimler üzerine çullandığı, ümmetin coğrafyalarında izzetin ve namusun çiğnendiği şu gariplik çağında, bu kitabı okumak benim için entelektüel bir okuma değil, bir nefis muhasebesi oldu. Müellif eserine, adeta kalbimizin tam ortasına bir ok fırlatan Tevbe Suresi 46. ayetiyle başlıyor: “Şayet onlar, cihada çıkmayı istemiş olsalardı onun için hazırlık yaparlardı.” Kitap boyunca zihnimde hep aynı soru yankılandı: "Ben neyin hazırlığındayım?" Dünyanın lüksünün, geçici heveslerinin mi; yoksa Allah’ın dinini dert edinmenin mi? Kitabın en benzersiz yönü, cihad kavramını sadece cephedeki sıcak savaşla sınırlamaması; onu tevhidi bir hayat nizamının merkezine yerleştirmesidir. Yazar, cepheye gidemeyen ama kalbi oradaki muvahhidlerle atan bir müminin yapabileceği 39 somut yolu önümüze koyuyor. Gönülden samimiyetle bu arzuyu taşımaktan, lüksü ve israfı terk etmeye ; kâfirlerin mallarını ve iktisadi güçlerini boykot ederek onları zayıflatmaktan, dil ile mücahidlerin onurunu savunmaya kadar uzanan geniş bir
Din
İslam Cihadına Katkıda Bulunmanın 39 YoluMuhammed Bin Ahmed Es-Salim · Şehadet Yayınları · 20137 okunma
Prangalardan Kurtulup Tevhidin Özgürlüğüne Kanat Açmak
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince; "İnsanlar 'iman ettik' demekle, imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?" (Ankebut, 2) Bugün, modern cahiliyenin karanlığında pusula arayan her Müslim gencin kütüphanesinde bulunması, daha da önemlisi zihnine ve kalbine nakşetmesi gereken bir eseri, Akide Dersleri’ni incelemesini yazacağım. Bu kitap, sadece teorik bir bilgi yığını değil; isminden de anlaşılacağı üzere, adım adım örülen bir şahsiyet inşasıdır. Kitabın en belirgin özelliği, akideyi kelamcıların felsefi çıkmazlarından veya mezhepçilik taassubundan uzak, doğrudan "Kur’an ve Sünnet" pınarına dayanarak anlatmasıdır. Müellif, meseleleri Selef-i Salihin’in (sahabe, tabiin ve tebe-i tabiin) anladığı durulukta ele alıyor. Karmaşık mantık oyunlarına girmeden; "Allah ne buyurdu?", "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) nasıl uyguladı?" sorularının net cevaplarını veriyor. Kitabın Kalbi: Tevhid ve Tağut Birçok "akide" kitabı sadece Allah’ın varlığı ve sıfatlarından bahsederken, bu eser Tevhidin can damarı olan "La İlahe İllallah"ın şartlarını ve onu bozan unsurları (Nevakidu’l İslam) cesaretle işliyor. Tevhidin sadece bir "ispat" değil, aynı zamanda bir "red" (nefy) olduğunu hatırlatıyor: Yani Tağut reddedilmeden, sahte ilahlar ve beşeri ideolojiler (demokrasi, laiklik, beşeri kanunlar vb.) ile araya mesafe konulmadan gerçek imanın gerçekleşmeyeceğini sarsıcı bir dille anlatıyor. İçerikte Öne Çıkanlar: -Rububiyyet, Uluhiyyet ve Esma-Sıfat Tevhidi: Allah’ı her alanda birlemek. -Velâ ve Berâ: Kimin dost, kimin düşman edinileceğinin akidevi temelleri. -İbadet Kavramı: İbadetin sadece namaz ve oruçtan ibaret olmadığı, hüküm koyma ve itaat etme yetkisinin sadece Allah’a ait olduğu gerçeği. -Güncel Şirkler: Modern
Din
Akide DersleriHalis Bayancuk (Ebu Hanzala) · Tevhid Basım Yayın · 202517 okunma
Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Allah’ındır!
10/10
·152 syf.··
2026 48. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince; Makdisi, bu eserinde modern dünyanın kutsalı olan demokrasiyi, Tevhid terazisinde tartıyor. Kitabın ana meselesi basit ama sarsıcı: Teşri (kanun koyma) yetkisi kime aittir? Demokrasi, bu yetkiyi Allah’tan alıp insanlara (parlamentolara) devrettiği için beşeri bir dindir ve doğrudan doğruya şirktir. "Laikliğin Kokuşmuş Meyvesi" tabiri, sistemin sadece siyasi başarısızlığını değil, akidevi çürümüşlüğünü de simgeliyor. Kitabı okurken, "Lailaheillallah" kelimesinin sadece dilde kalan bir söz değil, bütün tağuti sistemleri reddeden bir eylem olduğunu tekrar idrak ediyorsunuz. Aklıma hemen şu soru geliyor: Demokrasi: Halkın Egemenliği mi, Allah’a İsyan mı? Kur'an-ı Kerim'de Egemnliğin yalnızca Allah'a ait olduğu defalarca paylaşılırken, halkın egemenliği zırvası da ne oluyor? Kendini İslam'a nispet edenlerin zihnine sızan "İslami demokrasi" veya "ılımlı laiklik" gibi kavramların altındaki temeli yerle bir ediyor. Eserin en güçlü yönü, demokrasinin bir yönetim biçimi değil, bir "ilahlık iddiası" olduğunu ayetlerle ve selefin bakış açısıyla ortaya koymasıdır. Yazarın özellikle "Tevhid al-Hakimiyyah" kavramı üzerinden yaptığı açıklamalar, günümüzdeki siyasi kargaşada Müslimlerin durması gereken safı netleştiriyor. Demokrasinin neden bir küfür nizamı olduğunu, oy vermenin akidevi boyutlarını ve tağutu reddetmenin imandaki yerini anlamak için bu kitap bir manifesto niteliğinde. Tavizsiz bir akide okuması yapmak isteyenler için başucu eseri.
Din
Laikliğin Kokuşmuş Meyvesi - DemokrasiEbu Muhammed el-Makdisi · Şehadet Yayınları · 202111 okunma