Müzehher

Günümüzün en şiddetli dayatmalarından biri güzellik. Hatta bana sorarsanız insan bedenine yönelmiş bir Faşizm. Kitle iletişim araçlarının sunduğu güzellik modeli niye şakağımıza tek Kurşunlu bir tabanca gibi dayanıyor. Biz bu Rus ruletini oynamak zorunda mıyız?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Anlamak için dinlemiyorduk da cevap vermek için dinliyorduk daha çok. Ya da freed'un yanıtını bilerek sorduğu soruda ünlediği gibi : " karşınızdakini dinliyor musunuz yoksa konuşmak için sıra mı bekliyorsunuz?" Oysa iki kulak bir ağzımız olduğuna göre yaratılışımız ya da yaradanımız bize dinlemeyi konuşmaktan daha çok tavsiye ediyor.
Alıntı
Insan da kırıldığı yerden inşa olur yetişir. Hani "yaşamak yaralanmaktır" denir ya işte insan da yara izleriyle doludur ve tüm bunlar yaşamın ta kendisidir. bize bir hikaye verir, eşya da bir hikayeye sahipse güzeldir.
Oysa birini sevmek onun hikayesini sevmektir ve birini sevmek de ortak bir hikaye inşa etmektir anlattığımız Ve ifade ettiğimiz hikayeler kadar varız Onun dışında hepimiz eksikli noksan ve hamız
Alıntı
Insanların evli kalmaya pek gönlü yok sanki. evlerde insanlar değil de eşyalar oturuyor Ve çoğu zaman o evden eşyaları atmak insanlara atmaktan daha zor geliyor. niye bu kadar kolay vazgeçiyoruz ki? birbirimizden vazgeçmek için mi başlıyoruz yoksa?