Tutku, insanın içindeki en güçlü duygulardan biridir. Bir hedefe, bir insana ya da bir hayale karşı duyulan yoğun bağlılık ve derin arzunun adıdır. Tutku, insanın ruhunu ateşler, ona bitmek bilmeyen bir enerji ve güç verir. Tüm engellere rağmen bir yola baş koymak, karanlıkta bile ışığı görebilmektir.
Tutkulu bir insan, gözleri parlayan bir savaşçı gibidir; yorgunluk nedir bilmez. Başarısızlıkları birer öğrenme deneyimi olarak görür, çünkü içinde taşıdığı o yanma hissi, onu durdurulamaz kılar. Tutku, sıradan olanı aşma, kendi sınırlarını zorlama cesaretidir. Bir ressamın fırça darbelerinde, bir şairin mısralarında, bir sevgilinin bakışlarında kendini gösterir.
Tutku, insanı yaşama bağlayan en derin köklerden biridir. Onsuz hayat, renksiz bir tablo, sessiz bir melodi gibidir. Ama tutku varsa, o hayatın her anı bir destan, her nefesi bir hikaye olur.