Mucize gerçekçide hiçbir kaygı uyandırmaz. Gerçekçide iman uyandıran mucize değildir. Gerçekçi, zındıklık yolunu tutmuşsa, bir mucize görse bile kendinde buna inanmamasını sağlayacak güç ve yeteneği bulur. Mucize yadsınamaz durumda bile olsa boyun eğmez; duygularına sırt çevirir. Kabule yanaştığında ise bunu mucize saymaz, şimdiye kadar bilmediği bir olay olarak görür. Gerçekçinin imanı mucizeden doğmaz; iman mucizeleri doğurur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ruhunun bütün gücüyle gerçeğe kavuşmak, az zamanda kahramanca işler yapmak, bu yolda hayatına varıncaya kadar her şeyden vazgeçmek istiyordu. Yazık ki böyle gençler çoğu zaman bu gibi durumlarda hayattan vazgeçmenin en kolay özveri olduğunu anlayamazlar.
Hem kalbi, hem zekâsı çok yüksek bir adamın bazen Meryem Ana ideali ile başlayıp Sodom'da karar kılmasına dayanamıyorum. Daha korkuncu Sodom idealini içinde taşırken ruhu Meryem Ana'yı inkâr edemiyor; tıpkı temiz ilk gençlik yıllarındaki gibi bunun uğruna için için yanıyor. Yo, insan varlığı çok geniş, gereğinden fazla geniş; ben kendi hesabıma bunu sınırlardım doğrusu. Şeytanın bile içinden çıkamayacağı bir karışıklık var. Aklın aşağılık saydığında kalp çoğu zaman güzellik buluyor.
Kadın, erkeğin efendi olduğu bir dünyada ekonomik bağımsızlığa ve özgürlüğe sahip olsa bile, kendi değerleri uyarınca dünyaya yeniden şekil vermedikçe bu özgürlük içi boş bir özgürlük olmaz mı?