Vaktiyle vücudunun kanadığını namazdan sonra gören bir kimsenin, bu namazı iade edip etmeyeceği soruldu. Başıma gelmediği için, cevabında tereddüt ettim. Ancak aklıma hemen Mecelle'nin "Bir emr-i hâdisin akreb-i evkâtına izâfesi asıldır" (Bir işin en yakın zamanda olduğuna hümkedilir) külli kâidesi geldi. Nitekim baktığım fıkıh kitapları da, bu kâideye istinaden, kanı gördüğü anda abdestin bozulacağını söylemişlerdi.
İslamiyette aile ferdleri arasında mal ayrılığı esastır. Baba ve anne, fakirse, küçük çocuklarının malından yiyebilir; zenginse yiyemez, yerse tazmin eder.
Gayrımüslime işçi olarak çalışmak caiz ama, uşaklık yapmak mekruhtur. Müslümanın kilise tamirinde çalışması caizdir; ama tayyib (hoş) bir kazanç değildir.
Belki birisinin mülküdür diye av eti yememek; belki besmelesiz kesilmiştir veya ehli kitap olmayan birisi kesmiştir diyerek kasaptan et almamak; belki sahibi ölüp varisine geçmiştir diyerek âriyet aldığı evden çıkmak vesvesedir. Bu şüpheleri gösterecek bir nişan, bir alamet olmadıkça, ehemmiyet vermemelidir.