Mithat Paşa, Kanun-i Esasi'nin Avrupalı devletler nezdinde değerli görüleceğini, Osmanlı işlerine karışmalatıma mani olacağını düşünerek ilan konusunda aceleci davranmıştır. Konferansa katılanlar arasında nasıl bir yankı uyandırdığını merak edip heyecan ile Saffet Paşa'ya ;"Ne dediler?"diye sormuş, onun "Ne diyecekler, çocuk oyuncağı dediler." cevabını duyunca büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Bu durum Avrupalıların gerçek yüzünü göstermesi açısından oldukça önemlidir. Sultan II.Abdülhamid, meşrutiyetin ilanının Avrupalı devletler nezdinde bir önemi olmadığını, onların asıl niyetlerinin çıkarları doğrultusunda Osmanlı'yı parçalamak olduğunu görmüştür. Bir süre sonrada meclisi feshedip meşrutiyet idaresine son vermiştir.
"Çocukluğumundan beri ciddi bir tabiatım vardı, oyun oynamayı sevmezdim. Daha pek küçük yaşımda beşeriyetin mevcudiyetine dair ciddi mevzular üzerine düşünmeye başladım. Hayalperesttim. Bu halimden dolayı hocalarım beni azarlar babama şikayet ederlerdi. "