Başına bir belâ gelince sabretmelisin.
Hayal kırıklığına ve acıya düşmemelisin.
Eğer dünya, zineti ile üzerine gelecek olursa
Buna karşı direnmek, iyilik ve takva delilidir.
Her iki durumda da zor kullanarak nefsin ile devamlı cihat et ki.
Hiç bir engel İle karşılaşmadan umduğuna ulaşasın.
Sabır, dileğin anahtarıdır.
O, her zaman, hedefe varmanın yardımcısıdır.
Sabret, ne kadar uzasa bile geceler.
Çok defa mahzuna yardım etmiştir.
Sabır sayesinde nice heyhat, olması imkânsız denen hedefe varılmıştır.
Başka bir şair de şöyle der:
Sabır imanın en sağlam kulpudur.
Şeytanın kışkırtmalarına karşı kalkandır o.
Sabırda faydalı sonuçlar vardır.
Tez canlılığın ise sonu hüsrandır.
Zaman sana keder ulaştırdı ise.
Bize karşı zaten devirlerin tutumudur bu.
Güzelim sabır zırhına bürün.
Kesinlik ile bil ki, sabır cennetin kılavuzudur.
“Nice sevinçler aslında hastalıktır, nice hastalıklar da aslında şifadır.”
Nitekim bir şair şöyle der;
“Her nimet, azı dişleri arasında senin için türlü belâlar saklar.
Buna karşılık belâlar beklediğin yerden sevindirici sonuçlarla karşılaşırsın.
Yaşadıkça başına gelenlere karşı sabırlı ol; çünkü her şeyin sonu vardır.
Her sıkıntının bir ferahlığı; her harisin bazı kusurları vardır. Hiç şüphesiz, bize en yeterli söz Allah (C.C)’in kelamıdır.”
Yüce Allah (C.C.) bu konuda şöyle buyuruyor:
Aslında hakkınızda hayırlı olan bir şey sizin hoşunuza gitmeyebilir. Buna karşılık hakkınızda şer olan bir şey sizinhoşunuza gidebilir. Hiç şüphesiz siz değil, Allah bilir. (Bakara Sûre-i Celilesi: 216)
Bilesin ki, kul dünya sevgisini terketmedikce. Allah (C.C)’a karşı ibadetini kemâle erdiremez.
Bir vecize şöyledir. «En tesirli nasihat arada perde kalmaksızın kalbe ulaşan nasihattir» «Aradaki perdeler» de hiç şüphesiz, dünyanın koyduğu engellerdir.
“Dünya bir anlık bir zamandır, sen onu ibadetle geçir.”