Etkisinden uzun süre çıkamayacağımı düşündüğüm bir kitap oldu. Bazı kitaplar sadece okunmaz…
İnsanı kendisiyle yüzleştirir.
Okurken fark ettim ki, doğru yaptığımı sandığım pek çok yanlış varmış. İnsan bazen bazı şeyleri bildiğini sanıyor ama aslında ne kadar yanıldığını fark etmiyor.
Mesela ben, gıybet edilen bir ortamda konuşmazsam o günaha dahil olmam diye düşünürdüm. Sessiz kalmanın yeterli olduğunu sanırdım. Oysa bunun başlı başına bir yanılgı olduğunu fark ettim. Okudukça birçok konuda kendimle yüzleştim. Açıkçası hem mahcup oldum hem de kendime kızdım.
Ama yine de “bunda da vardır bir hayır” diyorum. Çünkü insan bazen yüzleşmeden değişemiyor.
Bu yüzden kitaptan birazcık bahsetmek istiyorum.
İnsan en çok günahı dili yüzünden işler. Bu yüzden dili kontrol etmek, insanın ahlâkını ve imanını koruması için çok önemlidir. İmam Gazali’ye göre dil, insanın en tehlikeli organlarından biridir.
“Dil belası” denildiğinde özellikle şu konulara dikkat etmek gerekir:
• Gereksiz konuşmamak
• Yalan söylememek
• Gıybet ve dedikodudan uzak durmak
• Kalp kıracak sözleri terk etmek
• Sadece doğru ve faydalı sözler söylemek
Yani “dilini bağlamak”; ne zaman konuşacağını, ne zaman susacağını bilmektir.
Dil küçük gibi görünse de yalan, gıybet ve iftira gibi büyük günahlar çoğu zaman onunla işlenir. Üstelik dilin zararları çoğu zaman fark edilmez. İnsan bazen basit sandığı sözlerle başkalarının kalbini kırabilir ve farkında olmadan günaha girebilir.
Bu yüzden bazen susmak konuşmaktan daha hayırlıdır.
İmam Gazali bu konuda şöyle bir ölçü verir:
• Sözün faydalıysa konuş
• Zararlıysa sus
• Şüpheliyse yine sus