" Yüreğinin nasıl yandığını söyleyebilenin ateşi azdır. "
Evet, konuşabildigine, yazabildigine, sözcükleri siralayabildigine göre, bu muhtemelen kederin küçük ateşidir.
Acaba bu sözcüklerin çırası ateşi yatıstırıyor mu, yoksa onu daha da mı harlıyor ?
Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı. Onlara da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti. O garip zırhı ancak torunları aşabiliyordu.
Babalar hakkında yazmak daha zordur.
Belki de anenizle aranızda görünmez bir göbek bağı varlığını çocukluğumuz boyuncaz sürdürdüğü içindir; anne hep yanınızdadır, öğle yemeğini hazırlar, hastayken size o bakar, elini alnınıza koyar; anne, içinde yüzdüğünüz hava gibidir.
Baba bambaşka bir şeydir.