Bugün sabah, çok değer verdiğim bazı insanlarla beni çok mutlu eden ya da çok üzen şeyleri eskisi kadar paylaşmadığımı fark ettim. Küsmek değil, kızmak değil, kaçmak hiç değil… Ne bileyim, değişik bir his. Kendi kendime tanımlamaya çalıştım; sanırım birkaç adım geriliyorum o insanlardan.
Biraz önce de şu yazıyı okudum ve dedim ki, sabah tanımlamaya çalıştığım şey sanırım tam da buydu:
“İnsan, insandan vazgeçmez.
İnsan, insana yüklediği mânâdan vazgeçer.
‘Farkın yokmuş kimseden… Ben farklı bakmışım bilmeden…’ der.
ve insan, insandan gider.”