"BİR TORBA TOZ ŞEKER...!
Bundan 30 yıl kadar önce,
Gaziantep’te helvacılık yapan Ökkeş usta iflas eder.
Elinde avucunda ne varsa yitirir.
Alacaklarını tahsil edemez, işçilerini çıkarır, iş yerini kapatmak zorunda kalır.
Ama bir yerlerden de tekrar başlaması gerekmektedir.
Helvacı Ökkeş ustanın cebinde beş parası yoktur.
Kalkar,
Hiç tanımadığı şeker satan bir dükkâna gider.
Kendisini tanıtır helvacılık yaptığını iflas ettiğini anlatır.
Parası olmadığını ve iş yerinin tekrar üretim yapabilmesi için acil bir torba şekere ihtiyaç duyduğunu,
ancak
şeker parasını helvayı yapıp sattıktan sonra
ödeyebileceğini söyler.
Şeker satıcısı Bahaddin usta,
Ökkeş ustayı dikkatlice dinler, yerinden kalkar,
yanında çalışanını çağırır
“oğlum bir at arabası çağır, 20 torba şeker yükleyin,
Ökkeş ustamın dükkânına indirin” der.
Şekerci Bahattin usta küçük bir kağıda da, isim, adres belirtmeden, sadece” 20 torba şeker” yazar,
kâğıdı Ökkeş ustaya uzatır,
ardından da
”Ökkeş usta sıkma canını!...Sen şu şekeri al Kazanını kaynat, helvanı yap, sat!...
Ne zaman elin rahatlarsa o zaman gel borcunu öde! ”der.
Ökkeş usta şaşkındır, ne diyeceğini bilemez.
Bir torba şeker derken, 20 torba şeker bulmuş olmanın heyecanını yaşar.
Hiç tanımadığı biri tarafından kendisine güvenilip