Konuya ilgi duyduğum ve bu konuda gerçekten alanda çok başarılı olduğunu duyduğum bir kitap olduğu için okumaya karar verdim. Ancak felsefi olarak gerekli altyapıya sahip olmadan okumaya başladığımı fark ettim. Daha önce bir kez çok zorlanıp yarım bıraktım. İkinci kez okumaya karar verdim, zorlansam da bitirmeyi başarabildim. Yazarın özgür irade savunusu ile anlatmak istediği şey ateistlerin iddiasının aksine, her şeye gücü yeten, tamamen iyi bir tanrının kötülük içeren bir dünya yaratmasında mantıksal olarak bir tutarsızlık olmadığını göstermektir. Yazar bunu önermeler ve mantık aracılığıyla yapıyor. İlk başta bu önermelerin kendi içinde nasıl tutarlı olduğunu takip edebilsem de önermelerin genişlemesi ile birlikte anlamakta çok zorlandım. Ancak genel bağlamda kitapta verilmek istenen Tanrının kötülük içeren bir dünya yaratmasının Tanrının mutlak iyi ve mutlak güçlü olmasıyla çelişmiyor olması. Ayrıca kötülüğün yaratılma nedenini bizim algılayamıyor olmamızın Tanrı’nın kötülüğü yaratmak için iyi bir sebebi olmadığı anlamına gelmediğidir.
Yazar Kitabın ikinci kısmında ise teolojik, ontolojik ve kozmolojik argümanları ele alıyor.