Zira fizik, fizyoloji ve psikoloji bilimleri ve bilimsel felsefe, getirdikleri delillerin ve ispatların tüm gayretiyle bizim aslında bir ağacı algılamadığımızı, aksine gerçekte bir boşluğa serpiştirilmiş ve büyük bir hızla etrafta vızıldayan elektrik yükleri algıladığımızı açıkladıklarında her şeyi ansızın teslim edebiliriz. Elbette çiçek açan bir ağacın karşısında durduğumuzu sadece adeta bilimsel gözetimde olmayan anlar için itiraf edip, hemen sonrasında da aynı tabiilikle bu görüşün, ön-bilimsel olması sebebiyle nesnelerin naif bir kavrayışına işaret ettiğine teminat vermek yeterli değildir. Ancak bu teminat ile, kabulünün nerelere vardığını pek dikkate almadığımız bir şeyi kabul etmiş oluruz: Adı geçen bilimler aslında çiçek açan bir ağaçta neyin gerçek olarak geçerli olup neyin olmadığına dair hükmederler.