Kozasına sırladım kalbimi bir vedanın yokuşunda
kimsesiz dag yollarmda, cildirisin
çalılıklarında yüzleştim ayın karanlığıyla yağmura sürgün bulutların altında ıslandım
çırılçıplak—
Zaman akıp giderken ben bu koşuyu diri tutmaya uğraştım; her adımı canlı, her soluğu yeni kılmaya... Okurla kurduğum bağı sıradan bir alışkanlık olarak görmedim hiç. Yazanı dinleyen merakın ötesinde bir şeydi bu. Onlar, şiirimin içine girince kendi seslerini buldu, kendi düşüncelerini dokudu. Yazdığım şiirler, yalnız bana ait kalmadı; ellerine değince çoğaldı, onların da oldu. Birinin kitabı açıp kendi yolculuğunun izlerini sezmesi, işte tam da o anda bağın kurulduğunu gösterdi bana. Şiir benim için karşılıklı bir buluşma, iki sesin aynı yerde çarpışması. Okurun varlığı, yazdığım her sözcüğe yeniden doğma imkânı sundu. O sözcükler, bir kez daha filiz verdi, başka bir gövdeye tutundu.
Ömer Turan