Justina

O kadar yoğun yokluklar vardır ki yokluklarının bilgisi bile yoktur; bazı mahrumiyetler, mahrum kaldıklarımızın listesine girmekten bile mahrumdur. Hayır, ilgilenmiyorum, beni rahat bırakın diyebileceğim ses de bunlardan biriydi işte. Bunu ancak yakın zamanlarda fark ettim.
Sayfa 69
Reklam
Sırf kadın oldukları için başka kadınların başına gelen onca kötü şey, sırf kadın olduğunuz için sizin de başınıza gelebilirdi. Öldürülmeseniz bile içinizdeki bir şey, özgürlük duygunuz, eşitlik, özgüven duygularınız öldürülürdü.
Sayfa 59
Her şeyden fazla istediğim şey dönüşümdü. Mizacımın değil de koşullarımın değişmesini istiyordum. Gitmek istediğim yer konusunda fazla bir fikrim yoktu ama geldiğim yerden uzaklaşmak istediğimi biliyordum. Belki mesele esasen iştah değil de tam zıddı olan tiksinti ve kaçınma hisleriydi, belki yürümenin benim için bu kadar önemli olmasının sebebi de buydu: Kendimi bir yere varıyormuş gibi hissediyordum.
Sayfa 45
Yetişkin sözcüğü, yasal olarak rüştünü ispatlamış bütün insanların tutarlı bir kategori oluşturduğunu ima ediyor fakat aslında bizler değişmekte olan bir diyarı bir uçtan bir uca geçen ve yolda giderken yine kendisi de değişen seyyahlarız. Çocukluk bazı açılardan yavaş yavaş solup gider, bazı açılardan da asla sona ermez. Yetişkinlik küçük, düzensiz taksitler halinde gelir, tabii gelecek olursa.
Sayfa 23
Genç bir kadın olmak, kendi yok oluşunla sayısız şekilde yüzleşmek ya da ondan veya onun bilgisinden kaçmak yahut da aynı anda bunların hepsidir. "Güzel bir kadının ölümü şüphesiz ki dünyanın en şiirsel konusudur," demiş Edgar Allan Poe. Konuyu, yaşamayı yeğleyen kadınların bakış açısından hayal etmediği anlaşılıyor. Başka birinin şiirlerinin konusu olmamaya ve öldürülmemeye çalışıyordum; kendi şiirimi bulmaya çalışıyordum ve elimde ne bir harita vardı ne bir rehber ne de fazla bir şey. Belki orada bir yerlerdeydi hepsi ama henüz yerlerini tespit edememiştim.
Sayfa 13
Reklam