Günlerdir çalışma masanın aynı köşesinden, iki ayaklı derme çatma kitaplığımın bulunduğu köşeye doğru bakıyorum, her bakışımda biraz daha huzurlu olup ama biraz daha pişmanlıkla karışık bir hisle doluyorum. Bu köşeden seyrettiğim; dağıttığım üçüncü kütüphanemin ve kolilerce başka bir ülkede yeni bir evin kitaplığında yer bulacak olanların geriye kalıntıları. Önceleri çok inanırdım elindeki kitabı bir başkasıyla paylaşmanın mucizevi huzuruna, şimdi ise tamamen hasetlik içindeyim; eski kalp kırıklıklarının nerede nasıl nefes aldıklarını merak eden ince bir kalp sızısıyla merak ediyorum ben de olmayan kitaplarımın nerede olduklarını, hangi göze dokunup hangi kulağa ses olduklarını...Nasıl bir merak anlatamam adeta kalbim hasetliğinden çatlıyor.