Evet gerçekten insana huzursuzluk veren bir kitap . " Ben bir insandım " cümlesini hiçbir zaman unutmayacağım kadar etkiledi beni . Arka kapağında : Harese nedir bilir misin ? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var . Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu , devenin daha da hoşuna gider . Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz...Arka kapağınadaki bu cümleler kitabı hemen alıp okumama neden oldu . Bu cümleler aslında okura verilmiş birçok bilginin özetiydi sanki . Bu cümlelerin üstü kapalı bir mesajı vardı benim için. Kitaba bir an önce başlamam gerektiğini düşündüm , hem de elimde o süreçte okumakta olduğum başka kitap (Otomatik Portakal) varken .
Bu kitabın yazarı usta Ömer Zülfü Livaneli diğer birçok kitabında olduğu gibi bu kitapta da okurlara birçok konuda geniş bilgiler veriyor . Gerek dinlerden , gerek gelenek göreneklerden gerek Ezidiler hakkında bolca bilgi edindim.Ve edindiğim her bilgi bir sonraki bilginin kafamda yerleşmesini sağladı.
Usta Ömer Zülfü Livaneli okuduğum ikinci kitabı bu kitap oldu . Ne kadar geç kalmışım onun kitaplarını okumakta . Ne çok duygu , ne çok bilgi barındırıyor her cümle , her sayfa ...
Bu kitabı okumaya devam ettikçe kafamda soru işaretleri çoğalmaya devam etti. Insanın sahip olduğu din , inanış gelenek görenekten dolayı yargılanması , küçümsenmesi , hor görülmesi tüm bunlar ve daha fazlası ...
Zulüm hangi ırka layıktır? Insan demek sadece sahip olduğu dininden teninden , renginden , inanışından ibaret miydi ? Insanın doğuştan sahip olduğu duygular ne olacaktı ? Bu duygular farklı ırk ,farklı din ,farklı coğrafya , farklı tendeki insanların ortak duyguları değil miydi ? Tüm soyut duygular insanlar için değil miydi yoksa ?
Kitabın adından da anlaşılacağı