“Ben bir ölüyüm.
Hisli bir ölü. Vücudum soğumadı henüz… Çok olmadı öleli. Çok mu oldu yoksa? Babaannem dediydi bir keresinde, ölüm karanlık değildir, diye. Odam karanlık..”
Peri masalı gibi! Kitapta anlatılanlar büyüleyici. Okudukça; bunlar gerçek değil, böyle toplumlar gerçekten var mı?.. diye düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Medeniyetin gözünü seveyim…
Kitap, yazarın çocukluk yıllarından başlayıp şu an Türkiye’de bir ekol olma yolunda ilerleyen “doğada eğitim” anlayışını anlatıyor. Eğitimde öncü olan Finlandiya’da çocukların doğayla iç içe yaşayışları ve bu anlayışın ülkemizde nasıl yaygınlaşabileceğini irdeliyor. Doğada yapılandırılmamış oyunların, çocuklar üzerindeki bilişsel, psikomotor, duyuşsal… gelişimlerine olan katkısı bilimsel verilerle ispatlanıyor. Doğada vakit geçirmenin, hangi yaş grubunda olursanız olun bir temel ihtiyaç olduğununun altını defalarca çiziyor. Bir anne olarak kitaba puanım on üzerinden on olur.
E peki hocam neden sekiz puan verdiniz diye sorarsanız; sekiz puanı bir öğretmen olarak veriyorum. Sınıf öğretmeni olarak bu masal gibi yaşamın maalesef ülkemizde gerçekleşebileceği kanısında değilim. (En azından bu anlayışın oturması uzun yıllarımızı alır.) Kitapta anlatılanlar okulöncesi öğretmenlerinin fazlasıyla uygulayabileceği bir sistemken maalesef öğrenci gruplarının yaşları büyüdükçe bu sistem uygulanamaz hale geliyor. Aşırı ve gereksiz müfredat yoğunluğu, mutluluğun veya yeteneğin gözardı edildiği dayatma eğitim öğretim anlayışı, aşırı kalabalık öğrenci grupları, eğitimde fırsat eşitliğinin sadece kanunlarda yazıldığı ama icraatta hiçbir zaman konuşulmadığı, tek tip insan yetiştirmenin ve ezberci eğitimin zemine oturtulduğu canım ülkemde maalesef ama maalesef bu mümkün değil… (Yine de umudu yitirmeyelim. Bizler elimizden geleni yapalım.)
Bir gün, dünyada yaşamı güzelleştiren durumların eğitimli ve duyarlı insanların sayesinde olduğunu anlarsak her şeyin çok daha farklı olacağına inanıyorum. Kitabı okumak
“Sokaklar trafiğe ait, avlular garajlara; apartman daireleri ise çok küçük. Ve zaman?.. çocukluk, oyun oynama dönemi, çocuklara erken okumayı öğreterek kısaltılmakta.”
Çok güzel bir amaç barındıran bu platformun yönetiminin bu denli kötü olması beni çok üzüyor. “İnsan bunu da kullanmaz ama” diye nitelendirdiğimiz “saçma sapan” uygulamaların bile bir istikrarı var. Ama maalesef uygulamanın dengesizlikleri beni bu platformdan uzaklaştırmaya başladı…