Kendinize zaman ayırın. Bunu bir lüks gibi değil, bir sorumluluk gibi görün. İnanın ben hayatım boyunca kendim hariç herkese zaman ayırdım; dinledim, koşturdum, yetiştim, toparladım. Herkesin derdine yetişmeye çalışırken kendi iç sesimi susturdum. Bir gün durup aynaya baktığınızda şunu fark ediyorsunuz: Herkese gösterdiğiniz özeni kendinize hiç göstermemişsiniz. Yorgunluğunuzun sebebi yük değil, ihmal ettiğiniz benliğiniz oluyor. İnsan başkalarına verdiği değeri kendine vermediğinde, içten içe tükenmeye başlıyor. Sürekli güçlü görünmek, sürekli anlayışlı olmak, sürekli fedakârlık yapmak… Bunlar bir süre sonra insanın ruhundan alıyor. Oysa kendinize ayırdığınız bir saat bile zihninizi toparlar, kalbinizi sakinleştirir. Bazen bir yürüyüş, bazen sessizce oturmak, bazen de kimseye açıklama yapmadan dinlenmek gerekir. Unutmayın, kendine zaman ayırmak bencillik değildir. Aksine, güçlü kalmanın tek yoludur. Siz iyi olmazsanız kimseye gerçekten iyi gelemezsiniz. Önce kendinizi ihmal etmeyi bırakın. Çünkü en uzun yolculuğunuz, yine kendinizle olacak.