Arzu

Mesele bir kişinin bütün ihtiyaçlarımızı karşılayamayacak olmasında değil; mesele her kişiyle birlikte yeni bir ihtiyaçlar dizisi yaratmamızda. Bu, yeni birini bulduğumuzu anlamanın yollarından biri. Çiftler birlikte iştahlar yaratırlar; çift olmanın temel ihtiyacıdır bu. Her yeni kişi bize isteyecek başka bir şey olduğunu gösterir, ama çoğunlukla isteyecek başka bir kişi kılığına girmiştir bu. Baştan çıkarma: ihtiyaç icat etmenin dertsiz yolu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
HAYATTA kalmamız, Bir ile Çok arasındaki farkı fark etmemize bağlıdır. Hayatımıza bir kişi tarafından beslenerek başlamış olabiliriz, ama çok geçmeden fark ederiz ki, bunu başka bir sürü insan da yapabilir, hatta kendimiz de yapabiliriz. Uyum, çokeşliliğin kibarcasıdır.
HEP aynı kalmak isteriz ve hep farklı bir şeye dönüşüyoruz. Kendimizi herkesten daha iyi aldatmamız gerek, çünkü en korktuğumuz sadakatsizlik değişim.
BİLDİĞİMİZ GİBİ, cinsel açıdan uyarılmak için mutlaka belirli bir nesneye -bir ayakkabıya, bir giysi parçasına, belirli bir gülümsemeye- gereksinim duyan insanlar vardır; bu onların arzusunun önkoşuludur. Tabii ki bizi heyecanlandıranın karşımızdaki şahıs olduğunu, bu saçma sapan koşulları öne sürmemizin gerekmediğini düşünmeyi tercih ederiz. Birinin cazibesine kapıldığımızda, arzumuzun, ahlak duygumuzun ya da sezgilerimizin peşinden gittiğimiz düşünmeyi tercih ederiz.
TEKEŞLİLİK konusunda, kadınlarla erkeklerin birbirinden farklı olduğunu düşünmeyi tercih ederiz. Bir cinsin daha ahlakçı, daha gelenekçi, daha gözüpek, daha gizemkâr, daha şehvetli, vs. olduğunu düşünmek isteriz. Temiz bir işbölümü isteriz; biraz iç rahatlatıcı biyoloji, biraz öfkeli ve ilham verici din, hatta biraz da büyüleyici psikoloji belki. Başımızdan atalım da nasıl olursa olsun.