Onu bazen anlatmaya yelteniyorum, gözümün önüne getiriyorum, her şeyini baştan aşağıya canlandırıyorum, beynimin içindeki her kapıyı açıp bütün odaların altını üstüne getiriyorum, ama onun vasfını anlatacak sözlüğü bulamıyorum. Çünkü o anlatılmaz, onun vasfını anlatacak kelimeleri daha öğrenmemişim ya da daha onu anlatacak dil oluşmamıştır. Bana dünyadaki en büyük kötülüğü yaptı, beni o kadar çok sevdi o kadar güzel sevdi ki artık başka birinin sevgisi onunkine vız gelir.