Nassila

Vazgeçebilmek çok karmaşık bir dil kullanılmis yalin bir anlatimi yok aslinda çeviri olduğu çok belli okurken çok sıkıldım.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
gittim kitapçılarda gazeteleri, dergileri karıştırdım kırmızı beyaz yollu tentelerin altına serilmiş bir dergide bir şiir okudum sevdim, – insan öpmeli, sevmeli sonra bol sularda yıkanmalı diyordu. nasıl. güzel, güzel resimler vardı. baktım ışıdım. degas’ın bir kadını, belli öpülmüş sevilmiş kandırılmış, ama, sonra da yıkanmış bursa havluları ile kurulanıyordu. öyle bir sevdim, içim bile gıcıklanmadı. bir kalabalık bir kalabalık deniz gibi. durdum evlerin katlarını saydım. beş – altı – yedi. her katta bir kadın bir erkek aklıma geldi. ama öyle dümdüz değil. bildiğimiz gibi değil öyle. başka türlü geldi. sosis kokuları, bira kokuları, kavun kokuları geldi. kavun kokuları geldi, tütün, lavanta kokuları geldi. ah derim ne derseniz deyin ben işimi bilirim. artık birçok şeylere hazırım. ölümden ötede. bir başka sefer gidip sinemaların girişlerine duracağım, önce tabanca bıçak dövüşen sonra sevişen kadın erkek resimlerine bakacağım. uzun uzun. sonra dalacağım kalabalığa. ya hep bildiğimiz o yere gideceğim. günüme göre ya da yolüstü bir kahveye oturup orta şekerli bir kahve içeceğim ne derseniz deyin ardımdan. Turgut Uyar
Kadın bir erkeğe varmaz, kadın bir erkeğe verilmez ve bir erkek bir kızı almaz, (almak, vermek) bu tabirler kadını kıymetten düşüren, ona ahkar (en hakir) mahiyeti veren şeylerdir ve her şeyden evvel bu zihniyeti kadınlarımız kafalarından çıkartmalıdır.. Bilmelidirler ki iki cins birbirleriyle hayatlarını birleştirirken yuvaya getirdikleri aynı kıymette şeylerdir ve koca mal sahibi değil, ortak, hayat ortağı demektir... Memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim. bu kadar efendim... Sabahattin Ali
Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış bir kedi gibi kendimi zavallı hissediyorum. Sabahattin Ali
İncir çekirdeğini doldurmayacak kadar diye niye küçümserler ki; kalp pek mi büyük incirden? Bakın bakalım insan neler çekiyor, incir çekirdeği kadar kalbe düşenden. Mevlana