Ah canım kadınlar… asırlar, isimler, kültürler, topluluklar, ülkeler, kıtalar, ne değişirse değişsin kadının öyküsü hep aynı. Dünyanın öbür ucundaki kadınla veya asırlar önce doğmuş bir kadınla bugünkü kadın aynı şeyi yaşıyor, sadece isimler tarihler değişiyor. Sürekli ezilen köleleştirilen potansiyelinin üzerine basılıp geçilen kadınlar neler neler başarabilirmişiz dedirtti bu kitap bana. Her birinin hikayelerini basit bir kaç paragarafla anlatan ama sonucun hep aynı yaşananların hep aynı olduğunu gösteren bir yazar.
KadınlarEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20242,660 okunma
Havva kaburga kemiğinden falan doğmadığını, kimseye elma vermediğini, Tanrı’nın ona acı çekerek doğuracağını ve kocasının ona hükmedeceğine dair bir şey söylemediğini açıklığa kavuşturarak başlardı. Bütün bu hikayelerin Âdem’in basına anlattığı yalanlar olduğunu söylerdi.
Gelenek, kadının yerinin neresi olduğunu ve oradan çıkılmayacağını bir an önce öğrenmeleri için, yeni doğan kız bebeklerinin göbek bağlarının mutfak yünün altına gömülmesini emrediyordu.