Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer? Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın: Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler, Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın: Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak, Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden; Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak Kader ya da varlığın bozulması yüzünden; Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz, Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda; Gölgesindesin diye ecel caka satamaz Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda: İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir, Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir
Şükrü Erbaş'ın daha önce okuduğum kitaplarında sevgisine, sevgisinin büyüklüğüne şahit olurdum. Ama bu kitabında Ömür hanıma olan özlemine, ölümünün verdiği acıya, derinden duyulan yalnızlığına ortak oldum. İncelememi içime oturan dizeleriyle bitirmek istiyorum;
Ömür Hanım
Seni çok özledim çok
Ben gelene kadar çürüme ne olur...